Dinle
Sevda durağında ak güvercindi aşk
Hoyratça savurduk dik yamaçlardan
Çırpındıkça kızıla boyandı ak duvağı
Artık ne haber taşıyor, ne de bir haber var.
Şüphesiz,
yüreğimizdeki nehirler coşuyorken
çılgın arzuların zehri sızdı bak!
Ne acı...
Zaman,
aşk denilen rüzgara
kabir tacını taktığımız zamandır
Ne yazık.
Dinle!
Katran gecelerimin soylu güneşi dinle.
Tenimi okşayıp şakağına vuran rüzgarın uğultusunu dinle.
Kahirli türkülerle göğsümde yumruk olan feryadımı dinle.
Bulutların uğultusuna gizlenmiş o derin suskuyu dinle.
Denize hasret dere yataklarının tınısında süt kuzularının sesini dinle.
Elleri semaya açılmış Ya Rab diyen gönüllerin edasını dinle
Dinle ey sevgili dinle
Bu sana olan sevdamın sessiz çığlıklarıydı
Bu sana haykırışımın son kıvılcımlarıydı
Bu, yüreğimi kırbaçlayan son hıçkırıklarımdı
Yoruldum
Soldum
Kahroldum.
Artık gözlerim güneşe gücendi,
Yağmur damlaları asili kirpiklerim yasta.
Şimdi közüne döktüğüm,
o masum gözyaşlarımı bir bir topluyorum
ve son damlayı sessizce okşuyorum.
Söyle yar söyle!
Sende okşuyor musun?
Süheyla KURNAZ
2007-07-02 00:00:00Hoyratça savurduk dik yamaçlardan
Çırpındıkça kızıla boyandı ak duvağı
Artık ne haber taşıyor, ne de bir haber var.
Şüphesiz,
yüreğimizdeki nehirler coşuyorken
çılgın arzuların zehri sızdı bak!
Ne acı...
Zaman,
aşk denilen rüzgara
kabir tacını taktığımız zamandır
Ne yazık.
Dinle!
Katran gecelerimin soylu güneşi dinle.
Tenimi okşayıp şakağına vuran rüzgarın uğultusunu dinle.
Kahirli türkülerle göğsümde yumruk olan feryadımı dinle.
Bulutların uğultusuna gizlenmiş o derin suskuyu dinle.
Denize hasret dere yataklarının tınısında süt kuzularının sesini dinle.
Elleri semaya açılmış Ya Rab diyen gönüllerin edasını dinle
Dinle ey sevgili dinle
Bu sana olan sevdamın sessiz çığlıklarıydı
Bu sana haykırışımın son kıvılcımlarıydı
Bu, yüreğimi kırbaçlayan son hıçkırıklarımdı
Yoruldum
Soldum
Kahroldum.
Artık gözlerim güneşe gücendi,
Yağmur damlaları asili kirpiklerim yasta.
Şimdi közüne döktüğüm,
o masum gözyaşlarımı bir bir topluyorum
ve son damlayı sessizce okşuyorum.
Söyle yar söyle!
Sende okşuyor musun?
Süheyla KURNAZ
Sessiz Çığlık
Celaline aldanıp öfkeni kusmadan
Tarttın mı yüreğini avuçlarında yar?
Sevda mührünü kalbime vurup
Ayrılık zehriyle silecektin de
Neydi zulmün bu cana…
Gözlerinde derin bir okyanus ararken
sessiz ölümmüş ardımdan gelen
Meğer ask ne çabuk sızmış yüreğinden...
Çiğ tütün tadında acı sözlerini
gidişinin resmine ekliyorum
cevapsız mektuplarımı meze yapıp
Anılarını kadeh kadeh içiyorum.
Umutlarım kısır kalsa da yüreğimde
öksüz nefesim gebe olsa da ocağında
Açmam kapını bir daha...
Vicdanın rahatsa yak sigaranı,
bak kirik aynalara
seyret bıraktığın enkazı.
Kızıl kuduz sancısında sayıklarken adını
Nasıl kıvranır yüreğim
Nasıl buğulanır efkarım
Nasıl siner gölgeme acının faturası
Bir anda ak zemheri nasıl düşer zülfe?
Kapat ışıkları yar...
Dağlar, esrarlı sessizliğini yüklerken sırtıma
gece neminde suskunluğumun sızısı başlar
belki duyarsın feryadımı.
Yalın ayak bastığım topraklarda
kanıma susamış kirli taşlar dikilip karşıma
bir bir hesap sorar.
Oysa ki tenimi saran rüzgar,
utanır sükûnetini bozmaya,
utanır da boyun eğer sevdası uğruna.
İşte o zaman,
İçimde alev alev yanan seni
damla damla akıtırım gözlerimden
yeni sevdamın koynuna girer
savrulurum kollarının girdabında
ihanet ediyorum şimdi sana
en sadık en sevdalı askımla
Yalnızlığımla…
Cennet yolunda su olsa
içmem aşkı bir daha…
Süheyla KURNAZ
2007-05-17 00:00:00Tarttın mı yüreğini avuçlarında yar?
Sevda mührünü kalbime vurup
Ayrılık zehriyle silecektin de
Neydi zulmün bu cana…
Gözlerinde derin bir okyanus ararken
sessiz ölümmüş ardımdan gelen
Meğer ask ne çabuk sızmış yüreğinden...
Çiğ tütün tadında acı sözlerini
gidişinin resmine ekliyorum
cevapsız mektuplarımı meze yapıp
Anılarını kadeh kadeh içiyorum.
Umutlarım kısır kalsa da yüreğimde
öksüz nefesim gebe olsa da ocağında
Açmam kapını bir daha...
Vicdanın rahatsa yak sigaranı,
bak kirik aynalara
seyret bıraktığın enkazı.
Kızıl kuduz sancısında sayıklarken adını
Nasıl kıvranır yüreğim
Nasıl buğulanır efkarım
Nasıl siner gölgeme acının faturası
Bir anda ak zemheri nasıl düşer zülfe?
Kapat ışıkları yar...
Dağlar, esrarlı sessizliğini yüklerken sırtıma
gece neminde suskunluğumun sızısı başlar
belki duyarsın feryadımı.
Yalın ayak bastığım topraklarda
kanıma susamış kirli taşlar dikilip karşıma
bir bir hesap sorar.
Oysa ki tenimi saran rüzgar,
utanır sükûnetini bozmaya,
utanır da boyun eğer sevdası uğruna.
İşte o zaman,
İçimde alev alev yanan seni
damla damla akıtırım gözlerimden
yeni sevdamın koynuna girer
savrulurum kollarının girdabında
ihanet ediyorum şimdi sana
en sadık en sevdalı askımla
Yalnızlığımla…
Cennet yolunda su olsa
içmem aşkı bir daha…
Süheyla KURNAZ
Unutamadım
Sen gittin ya gülüm!
yalnızlığın tiryakisi, acıların esiri oldum
yanık sevda ezgilerinde hep seni buldum
hep seni gizledim mısralarıma
karaya vuran kırık bir sandal misali,
yosun kokan suya hasretken
çatlamış dudağıma düşen
tek bir çiğ damlasının umuduyla
her şafakta çaresizce seni bekledim.
Güneş ufukta kızıl gözyaşı döktüğünde
sevda incileri bir bir yanıp söndüğünde
o serap gölgelerinin inadına
umutla bekledim gelirsin diye...
Artık
unuttum seni.
unuttum dudak kıvrımlarını
gözlerinin rengini unuttum.
nefesindeki sıcaklığı,
teninin kokusunu unuttum.
unuttum senli geceleri
gecemi aydınlatan gözlerindeki ışığı unuttum
şimdi, hatırlayamıyorum yüzünü
Avuçlarımda bir bir zamanı öğütürken
ben bendeki seni unuttum.
Unutamadığım tek şey var senden kalan
kulaklarımda çınlayan
seni seviyorum diye haykırdığın,
İşte o an
Ey yar!
Gelişini umut ettiğim her çırpınışım için
bulutlara bir çizik çektim.
Her yağmur yağdığında,
yanağına düşen her damlada,
anla ki ne çok kırılan umutlarım olmuş
Şimdi zaman hangi çağda raks ediyorsa etsin
Takvimler peş peşe varsın geçsin, neylerim
Hazan mevsiminde sarkan o son yaprakta
bir gün hazin sonum yazılacak
Son kapım ardımdan kapanacak
ve son sözüm yazılacak
kırılan umutlarımı toplayıp
her birini göz pınarından çağlatman nafile
teselli bulacaksan eğer,
çorak toprağımda yeşerecek gülleri bekle
Ben seni hala bekliyorum be gülüm
18.11.2006
Süheyla KURNAZ
2006-11-18 00:00:00yalnızlığın tiryakisi, acıların esiri oldum
yanık sevda ezgilerinde hep seni buldum
hep seni gizledim mısralarıma
karaya vuran kırık bir sandal misali,
yosun kokan suya hasretken
çatlamış dudağıma düşen
tek bir çiğ damlasının umuduyla
her şafakta çaresizce seni bekledim.
Güneş ufukta kızıl gözyaşı döktüğünde
sevda incileri bir bir yanıp söndüğünde
o serap gölgelerinin inadına
umutla bekledim gelirsin diye...
Artık
unuttum seni.
unuttum dudak kıvrımlarını
gözlerinin rengini unuttum.
nefesindeki sıcaklığı,
teninin kokusunu unuttum.
unuttum senli geceleri
gecemi aydınlatan gözlerindeki ışığı unuttum
şimdi, hatırlayamıyorum yüzünü
Avuçlarımda bir bir zamanı öğütürken
ben bendeki seni unuttum.
Unutamadığım tek şey var senden kalan
kulaklarımda çınlayan
seni seviyorum diye haykırdığın,
İşte o an
Ey yar!
Gelişini umut ettiğim her çırpınışım için
bulutlara bir çizik çektim.
Her yağmur yağdığında,
yanağına düşen her damlada,
anla ki ne çok kırılan umutlarım olmuş
Şimdi zaman hangi çağda raks ediyorsa etsin
Takvimler peş peşe varsın geçsin, neylerim
Hazan mevsiminde sarkan o son yaprakta
bir gün hazin sonum yazılacak
Son kapım ardımdan kapanacak
ve son sözüm yazılacak
kırılan umutlarımı toplayıp
her birini göz pınarından çağlatman nafile
teselli bulacaksan eğer,
çorak toprağımda yeşerecek gülleri bekle
Ben seni hala bekliyorum be gülüm
18.11.2006
Süheyla KURNAZ
Islak Yürek
Eğer sevmiyorsan çılgınlar gibi
Bin cefa çekerek sevme ne olur
Hayatına küsmüş dargınlar gibi
Boynunu bükerek sevme ne olur
Aşk alev alır mı yaş ise yürek?
Suyun akarına boşadır kürek
Kalbine işkence etme bilerek
Her gün kin ekerek sevme ne olur
İkrarına kandım sefil bir kulum
Yüreğine ektim açmadı gülüm
Yazgıdır anlıma ettiğin zulüm
Zehrini dökerek sevme ne olur
Ateşi olmayan küller neyime
Kahreder giderim gayrı köyüme
Bil ki leke sürmem asla soyuma
Ciğerin sökerek sevme ne olur
Mevsim hazan oldu güllerim soldu
Gönlüm acılardan nasibin aldı
Bir avuç topraktan başka ne kaldı?
Kahırdan çökerek sevme ne olur
Çaresiz derdime ibretle bakın
Mezarımı kazın ölümüm yakın
Zalim başucuma gelmesin sakın
Kabre taş dikerek sevme ne olur
03.11.2006
Süheyla KURNAZ
2006-11-03 00:00:00Bin cefa çekerek sevme ne olur
Hayatına küsmüş dargınlar gibi
Boynunu bükerek sevme ne olur
Aşk alev alır mı yaş ise yürek?
Suyun akarına boşadır kürek
Kalbine işkence etme bilerek
Her gün kin ekerek sevme ne olur
İkrarına kandım sefil bir kulum
Yüreğine ektim açmadı gülüm
Yazgıdır anlıma ettiğin zulüm
Zehrini dökerek sevme ne olur
Ateşi olmayan küller neyime
Kahreder giderim gayrı köyüme
Bil ki leke sürmem asla soyuma
Ciğerin sökerek sevme ne olur
Mevsim hazan oldu güllerim soldu
Gönlüm acılardan nasibin aldı
Bir avuç topraktan başka ne kaldı?
Kahırdan çökerek sevme ne olur
Çaresiz derdime ibretle bakın
Mezarımı kazın ölümüm yakın
Zalim başucuma gelmesin sakın
Kabre taş dikerek sevme ne olur
03.11.2006
Süheyla KURNAZ
Dostluk Durağı
Hüzün ayazı yaprağa vurduğu dem
Güneşin demiyle ısındığım baharım
yudum yudum içtiğim şarabım
Adı kan gibi damarlarımda dolasan
Can dostum!
Gözlerindeki o manalı bakışlarınla
Dudağından dökülen aşk yankılarıyla,
Yüreğinde sevda odunu yakacaksan
Çek üzerimden mağrur bakışlarını
Ne olur çek ellerini omuzlarımdan
Dostluğumuz adına,
Güzel günlerimiz hatırına,
Allah'ın aşkına çek...
Sana dostum dedim aşkım diyemem
Eğer ki göz pınarımdan akıp gidersen
Bir daha asla gülemem
Seninle aşk girdabında asla yüzemem.
Ne olur hükmet kalbine
Seza ol gönül pencereme
Say ki
uzak diyarlarda, tek başına parlayan bir yıldızım
Say ki
avuçlarına alıp da ruhunu okşayamadığın bir melek
Say ki bir gece yarısı düşü,
Say ki bir kırlangıç kuşuyum.
Kanatlarımdan omuzlarına düşecek tüyü
Sakın silkeleme can dostum
Bil ki dost elimi taşıyamadığın an
Yalnız hatırası kalan o gülen gözlerimde
Gözyaşlarım armağanın olur.
Ak kefen ikimize dar olur
15.06.2006
Süheyla KURNAZ
2006-06-15 00:00:00Güneşin demiyle ısındığım baharım
yudum yudum içtiğim şarabım
Adı kan gibi damarlarımda dolasan
Can dostum!
Gözlerindeki o manalı bakışlarınla
Dudağından dökülen aşk yankılarıyla,
Yüreğinde sevda odunu yakacaksan
Çek üzerimden mağrur bakışlarını
Ne olur çek ellerini omuzlarımdan
Dostluğumuz adına,
Güzel günlerimiz hatırına,
Allah'ın aşkına çek...
Sana dostum dedim aşkım diyemem
Eğer ki göz pınarımdan akıp gidersen
Bir daha asla gülemem
Seninle aşk girdabında asla yüzemem.
Ne olur hükmet kalbine
Seza ol gönül pencereme
Say ki
uzak diyarlarda, tek başına parlayan bir yıldızım
Say ki
avuçlarına alıp da ruhunu okşayamadığın bir melek
Say ki bir gece yarısı düşü,
Say ki bir kırlangıç kuşuyum.
Kanatlarımdan omuzlarına düşecek tüyü
Sakın silkeleme can dostum
Bil ki dost elimi taşıyamadığın an
Yalnız hatırası kalan o gülen gözlerimde
Gözyaşlarım armağanın olur.
Ak kefen ikimize dar olur
15.06.2006
Süheyla KURNAZ
Ağlarsın
Ey yar bir gün olur beni anarsan
Dertli dertli sazın çalar ağlarsın
Uçup giden gençliğine yanarsan
Ah çekip maziye dalar ağlarsın
Kalbimdeki aşkın söyle ceza mı?
Ölümüne sevmek bana eza mı?
Bırakıp da gitmek aşka seza mı?
Gül gibi sararıp solar ağlarsın
Bülbül figan eder gülü solarken
Mutlu musun başka gönül çalarken?
Elindeki yırtık resme dalarken
Tutamaz yaşların salar ağlarsın
Sözlerimde sitem gözlerimde nem
Can evime akar dilimdeki şem
Üzülme, mutlu ol desem de her dem
Yüreğin hicranla dolar ağlarsın
Hasretin gönlümü zulme salsa da
Bağlarımda açan güller solsa da
Bu firkatın sonu ölüm olsa da
Ardımdan saçların yolar ağlarsın
Süheyla KURNAZ
2006-04-01 00:00:00Dertli dertli sazın çalar ağlarsın
Uçup giden gençliğine yanarsan
Ah çekip maziye dalar ağlarsın
Kalbimdeki aşkın söyle ceza mı?
Ölümüne sevmek bana eza mı?
Bırakıp da gitmek aşka seza mı?
Gül gibi sararıp solar ağlarsın
Bülbül figan eder gülü solarken
Mutlu musun başka gönül çalarken?
Elindeki yırtık resme dalarken
Tutamaz yaşların salar ağlarsın
Sözlerimde sitem gözlerimde nem
Can evime akar dilimdeki şem
Üzülme, mutlu ol desem de her dem
Yüreğin hicranla dolar ağlarsın
Hasretin gönlümü zulme salsa da
Bağlarımda açan güller solsa da
Bu firkatın sonu ölüm olsa da
Ardımdan saçların yolar ağlarsın
Süheyla KURNAZ
Anama Mektup
Hasretinle yanan volkan yüreğimi,
Dindirir mi ki bu mektup.?
Belki bir teselli...
Belki de, düşler aleminde avunmak.
İçimdeki özlem ateşiyle
Yazıyorum bu mektubu anam.
Biliyorum okuma yazman yok ama
Sen okur yazar birini bulursun oralarda
Bilirim, yavrumun mektubu diye,
Bagrına basar ararsın anam...
Dün gece rüyam da gördüm seni anam,
Nasır tutmuş ellerini öpüp, okşadım.
Mazlum bakışlarınla özlemim
Çağlayan şelaleye döndü.
Sen, gozlerimin derinliklerine bakıp,
İcindeki duyguları bastırıp,
Gozlerimden akan yaşı
Öpmek istedin de, geri cekildin...
Ben kucak actım, sen iteledin....
Yavruna kavusmuştun,
Bağrına basacaktın,
Koklayıp hasret giderecektin...
Neydi seni engelleyen?
Beni istemiyormuydun yanında?
Hıçkırıklarla uyandım.
Dualar okudum.
Resimlerine bakıp içli içli ağladım
Duygularımı şiir yapıp sana yolladım
Melekler ulaştırdı mı anam?
Hani, ellerini aç Allah'a dua et
Yürekten dua et,
İstediğin her şey olur derdin ya?
Olmuyor anam olmuyor
Ne kadar dua etsem de olmuyor
Gelmiyorsun bana...
Kavuşamıyorum bir türlü sana...
Ah anam hiç bir postacı
Mektubumu almadı...
Adresine cennetin gül bahçesi yazdım.
Yanına gelen yolcular da el uzatmadı...
Pencereme konan yaralı bir güvercin
Hasretle yanan yüreğime
Çaresizliğime dayanamadı.
Belli ki oda ana yüreğiydi.
Mektubumu kanadından tek tüyle mühürledi.
Yaralı güvercinim sana geldi mi anam?
Ulaştı mı sana mektubum?
01.04.2005
Süheyla KURNAZ
2006-02-19 00:00:00Dindirir mi ki bu mektup.?
Belki bir teselli...
Belki de, düşler aleminde avunmak.
İçimdeki özlem ateşiyle
Yazıyorum bu mektubu anam.
Biliyorum okuma yazman yok ama
Sen okur yazar birini bulursun oralarda
Bilirim, yavrumun mektubu diye,
Bagrına basar ararsın anam...
Dün gece rüyam da gördüm seni anam,
Nasır tutmuş ellerini öpüp, okşadım.
Mazlum bakışlarınla özlemim
Çağlayan şelaleye döndü.
Sen, gozlerimin derinliklerine bakıp,
İcindeki duyguları bastırıp,
Gozlerimden akan yaşı
Öpmek istedin de, geri cekildin...
Ben kucak actım, sen iteledin....
Yavruna kavusmuştun,
Bağrına basacaktın,
Koklayıp hasret giderecektin...
Neydi seni engelleyen?
Beni istemiyormuydun yanında?
Hıçkırıklarla uyandım.
Dualar okudum.
Resimlerine bakıp içli içli ağladım
Duygularımı şiir yapıp sana yolladım
Melekler ulaştırdı mı anam?
Hani, ellerini aç Allah'a dua et
Yürekten dua et,
İstediğin her şey olur derdin ya?
Olmuyor anam olmuyor
Ne kadar dua etsem de olmuyor
Gelmiyorsun bana...
Kavuşamıyorum bir türlü sana...
Ah anam hiç bir postacı
Mektubumu almadı...
Adresine cennetin gül bahçesi yazdım.
Yanına gelen yolcular da el uzatmadı...
Pencereme konan yaralı bir güvercin
Hasretle yanan yüreğime
Çaresizliğime dayanamadı.
Belli ki oda ana yüreğiydi.
Mektubumu kanadından tek tüyle mühürledi.
Yaralı güvercinim sana geldi mi anam?
Ulaştı mı sana mektubum?
01.04.2005
Süheyla KURNAZ
Güz Kuşu
Sırtı soğuk mermere yapışmış ceylanın
Mihraba dokunan feryadını
Koyunların dinlediği kavalın yangısını
Karaya vurmuş sevdaların hıçkırıklarını
Şakağındaki namlunun sessiz çığlıklarını
Bilir misin güz kuşu?
Eylülü solukladığında heyben hazırdı
Kayarken avuçlarımdan göğün bilmem kaçıncı katına
Sararan yapraklarla feryadımı kutsadım.
Dokunma yüreğime!
Kaç bıçak saplanacak sırtıma karanlıkta?
Kaç bahar uçacaksın güçsüz kanatlarınla?
Varsın hazanda ağlasın öksüz şiirlerim
Nadasta çatlayan dostluğun arınsın güz yağmurlarıyla
Uç güz kuşu uçabildiğince...
Karanlığı kırbaçlayan şafakla ezanları kokladım
Katlederken isyanlarımı, kanayan ellerimle
Yanık başakların sızlattığı hücrelerime
Sabır tohumlarını ektim.
Güneş doğacak elbet, busesiyle ısıtacak özümü...
Unutma güz kuşu!
An gelecek kanatların kırılacak zemheride yanacaksın.
Alaca karanlık arkadaşın yalnızlık dostun olacak
Silmediğin o son katre gözyaşımı
Serap yataklarında arayacaksın
Sahrada âmâ gözlerim kurumuş olsa da
Akıttığım her damla gözyaşımla
İğne ile yüreğime işlediğim
Yakut bir taç bulacaksın DOST.
14.02.2006
Süheyla Kurnaz
Süheyla KURNAZ
2006-02-14 00:00:00Mihraba dokunan feryadını
Koyunların dinlediği kavalın yangısını
Karaya vurmuş sevdaların hıçkırıklarını
Şakağındaki namlunun sessiz çığlıklarını
Bilir misin güz kuşu?
Eylülü solukladığında heyben hazırdı
Kayarken avuçlarımdan göğün bilmem kaçıncı katına
Sararan yapraklarla feryadımı kutsadım.
Dokunma yüreğime!
Kaç bıçak saplanacak sırtıma karanlıkta?
Kaç bahar uçacaksın güçsüz kanatlarınla?
Varsın hazanda ağlasın öksüz şiirlerim
Nadasta çatlayan dostluğun arınsın güz yağmurlarıyla
Uç güz kuşu uçabildiğince...
Karanlığı kırbaçlayan şafakla ezanları kokladım
Katlederken isyanlarımı, kanayan ellerimle
Yanık başakların sızlattığı hücrelerime
Sabır tohumlarını ektim.
Güneş doğacak elbet, busesiyle ısıtacak özümü...
Unutma güz kuşu!
An gelecek kanatların kırılacak zemheride yanacaksın.
Alaca karanlık arkadaşın yalnızlık dostun olacak
Silmediğin o son katre gözyaşımı
Serap yataklarında arayacaksın
Sahrada âmâ gözlerim kurumuş olsa da
Akıttığım her damla gözyaşımla
İğne ile yüreğime işlediğim
Yakut bir taç bulacaksın DOST.
14.02.2006
Süheyla Kurnaz
Süheyla KURNAZ
Ağlama Anne
Hak vaki olup ta burdan gidersem
Dertli yüreğini dağlama anne
Şu yalan dünyaya elveda dersem
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Ecel kuşu baş ucumda ötende
Helal eyle hakkın kalmasın bende
Can dediğin misafirdir bedende
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Düşmesin önüne dik dursun başın
Canımdan azizdir akmasın yaşın
Hani nerde anan atan yoldaşın
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Biliyorsun bahar geçti yaz değil
Görüyorsun acılarım az değil
Yaşamaktan aldığımız haz değil
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Gökyüzüne yıldızları dizen var
Yeryüzünde ilahi bir düzen var
Bu dünyada ezilen var ezen var
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Kahpe felek yaktı gitti çıramı
Hiç bir tabip saramadı yaramı
Herkes gibi bekliyorum sıramı
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Yazan: İbrahim Yavuz
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2006-01-07 00:00:00Dertli yüreğini dağlama anne
Şu yalan dünyaya elveda dersem
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Ecel kuşu baş ucumda ötende
Helal eyle hakkın kalmasın bende
Can dediğin misafirdir bedende
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Düşmesin önüne dik dursun başın
Canımdan azizdir akmasın yaşın
Hani nerde anan atan yoldaşın
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Biliyorsun bahar geçti yaz değil
Görüyorsun acılarım az değil
Yaşamaktan aldığımız haz değil
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Gökyüzüne yıldızları dizen var
Yeryüzünde ilahi bir düzen var
Bu dünyada ezilen var ezen var
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Kahpe felek yaktı gitti çıramı
Hiç bir tabip saramadı yaramı
Herkes gibi bekliyorum sıramı
Sakın ha ardımdan ağlama anne
Yazan: İbrahim Yavuz
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Gidiyorum
Gidiyorum Akdenizin incisi
Hoşça kal.
Bir daha dönmem geri
Ne verdin ki bana, geldiğim günden beri?
Gidiyorum
Tüm güllerimi koparıp gidiyorum.
Gençliğimi,
Sevgilerimi,
Arzularımı
Bütün anılarımı,
Her gamda döktüğüm siyah saçlarımı
Sabahı olmayan yanlız gecelerimi
Her şeyimi feda edipte gidiyorum.
Ey çılgın Toroslar!
Alın, yüreğimi kopardım yerinden
Öksüz sevdamı göğsünüze dayayıp,
Sarabilirseniz size vereyim?
Ya siz bulutlar?
Alın...
Alın, heybemdeki tüm ağıtlarımı
Taşıyabilirseniz, size vereyim?
Gidiyorum ben
Hoşça kalın dağ, taş ve bulutlar
Gidiyorum ey sevgili!
Ümitlerimi sana bırakıp gidiyorum.
Sevda bağına düşünce
Bülbülün figanı nafile
Anlatamadım sana sevdamı
Tut ki,
Bir baharda, sana olan aşkımı yaşadın, hissettin
Artık nafile
Şimdi garip bir serçeyim
Bir sapan taşının sancısıyla
Gidiyorum
Bütün acılarımı bırakarak,
Toprak kokusu saran bedenimi,
Yaralı kanatlarımla sürükleyerek gidiyorum
Hoşça kal yüreğimin nar çiçeği
Ben
Cennet güllerini koklamaya gidiyorum
Süheyla KURNAZ
2006-01-01 00:00:00Hoşça kal.
Bir daha dönmem geri
Ne verdin ki bana, geldiğim günden beri?
Gidiyorum
Tüm güllerimi koparıp gidiyorum.
Gençliğimi,
Sevgilerimi,
Arzularımı
Bütün anılarımı,
Her gamda döktüğüm siyah saçlarımı
Sabahı olmayan yanlız gecelerimi
Her şeyimi feda edipte gidiyorum.
Ey çılgın Toroslar!
Alın, yüreğimi kopardım yerinden
Öksüz sevdamı göğsünüze dayayıp,
Sarabilirseniz size vereyim?
Ya siz bulutlar?
Alın...
Alın, heybemdeki tüm ağıtlarımı
Taşıyabilirseniz, size vereyim?
Gidiyorum ben
Hoşça kalın dağ, taş ve bulutlar
Gidiyorum ey sevgili!
Ümitlerimi sana bırakıp gidiyorum.
Sevda bağına düşünce
Bülbülün figanı nafile
Anlatamadım sana sevdamı
Tut ki,
Bir baharda, sana olan aşkımı yaşadın, hissettin
Artık nafile
Şimdi garip bir serçeyim
Bir sapan taşının sancısıyla
Gidiyorum
Bütün acılarımı bırakarak,
Toprak kokusu saran bedenimi,
Yaralı kanatlarımla sürükleyerek gidiyorum
Hoşça kal yüreğimin nar çiçeği
Ben
Cennet güllerini koklamaya gidiyorum
Süheyla KURNAZ
Hayret Yıllar Nasıl Geçti
Hayret yıllar nasılda geçti
Beni gördüğün günü hatırla bak,
Mevsim ilk bahardı.
Yanaklarımda gamzeler, gülünce güller açardı.
Bazen naz olsun diye, sana surat asardım.
Gönlümü almak için, ne numaralar yapardın.
Ayakların dolaşır, çarpuk çurpuk basardın.
Şimdi arkama dönüpte baktığımda, HAYRET.
Yıllar bir su gibi, nasıl da geldi geçti.
Hastalıklar diz boyu,
İkimizide otadan bir hızar gibi biçti.
Şimdi mevsim sonbahar,gülen yüzden eser yok.
Yanaklar soldu artık, gamzelerde kalmadı.
Simsiyah saçlarıma bak, bembeyaz karlar yağdı.
Yaşanmamış umutlar artık mahşere kaldı.
30 12 2005
Yazan: Münevver Şenol
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-12-30 00:00:00Beni gördüğün günü hatırla bak,
Mevsim ilk bahardı.
Yanaklarımda gamzeler, gülünce güller açardı.
Bazen naz olsun diye, sana surat asardım.
Gönlümü almak için, ne numaralar yapardın.
Ayakların dolaşır, çarpuk çurpuk basardın.
Şimdi arkama dönüpte baktığımda, HAYRET.
Yıllar bir su gibi, nasıl da geldi geçti.
Hastalıklar diz boyu,
İkimizide otadan bir hızar gibi biçti.
Şimdi mevsim sonbahar,gülen yüzden eser yok.
Yanaklar soldu artık, gamzelerde kalmadı.
Simsiyah saçlarıma bak, bembeyaz karlar yağdı.
Yaşanmamış umutlar artık mahşere kaldı.
30 12 2005
Yazan: Münevver Şenol
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Kırık Bir Gözyaşı
Susuyorsun...
Suçlusun biliyorsun,
Konuşmak istiyorsun, utanıyorsun öyle değil mi?
Aşkın silahında kurşun sözlerinle
Akıttın yüreğime, içten içe sızan kanımı.
Şimdi
Sar sarabiliyorsan ruhumda kanayan yaramı...
Utanıyorsun...
Dehşete kapılıp, yüzüme bakamıyorsun
Şah damarın tıkanıyor öyle değil mi?
Yanakların kırmızı güle bezenirken,
Kaçırma hicran mavisi gözlerini,
Şimdi
Bak bakabiliyorsan, gözlerimin içine
Ağlıyorsun...
Hıçkırıkların düğümleniyor boğazında
Pişmanlığın yakıyor bedenini değil mi?
Bozguna uğrattın sevdamı, kıymetini bilemedin,
Feryadın, ağıtın nafile
Sevdalı gözlerim sana kapandı artık.
Şimdi
Sev seve biliyorsan kelepçeli yüreğimi
Yanıyorsun...
Gecenin ayazında sokaklardasın
Kaldırım köşelerinde hoyratça, ser sefilsin öyle değil mi?
Efkarın yüzünde mağrur gölge
Kırık gözyaşımla soruyorum sana hesabını
Mihrabımda umarsız sevdan bitti artık
Şimdi
Yak yakabiliyorsan yüreğimdeki küllerini
Gidiyorsun...
Son nefesinde şehâdet getirirken
Son sözün, ''Affet Allah'ım'' olsun
Daha ne bekliyorsun ki? Hadi git
Suskunu, nârını ağıtlarını da al git
Gönlümü zincirledim ben aşklara
Yüreğimin kapısı mezar taşım
Şimdi
Aç açabiliyorsan sevda kapımı...
25.12.2005
Süheyla KURNAZ
2005-12-25 00:00:00Suçlusun biliyorsun,
Konuşmak istiyorsun, utanıyorsun öyle değil mi?
Aşkın silahında kurşun sözlerinle
Akıttın yüreğime, içten içe sızan kanımı.
Şimdi
Sar sarabiliyorsan ruhumda kanayan yaramı...
Utanıyorsun...
Dehşete kapılıp, yüzüme bakamıyorsun
Şah damarın tıkanıyor öyle değil mi?
Yanakların kırmızı güle bezenirken,
Kaçırma hicran mavisi gözlerini,
Şimdi
Bak bakabiliyorsan, gözlerimin içine
Ağlıyorsun...
Hıçkırıkların düğümleniyor boğazında
Pişmanlığın yakıyor bedenini değil mi?
Bozguna uğrattın sevdamı, kıymetini bilemedin,
Feryadın, ağıtın nafile
Sevdalı gözlerim sana kapandı artık.
Şimdi
Sev seve biliyorsan kelepçeli yüreğimi
Yanıyorsun...
Gecenin ayazında sokaklardasın
Kaldırım köşelerinde hoyratça, ser sefilsin öyle değil mi?
Efkarın yüzünde mağrur gölge
Kırık gözyaşımla soruyorum sana hesabını
Mihrabımda umarsız sevdan bitti artık
Şimdi
Yak yakabiliyorsan yüreğimdeki küllerini
Gidiyorsun...
Son nefesinde şehâdet getirirken
Son sözün, ''Affet Allah'ım'' olsun
Daha ne bekliyorsun ki? Hadi git
Suskunu, nârını ağıtlarını da al git
Gönlümü zincirledim ben aşklara
Yüreğimin kapısı mezar taşım
Şimdi
Aç açabiliyorsan sevda kapımı...
25.12.2005
Süheyla KURNAZ
Ustam
Madde aleminde mana aranmaz
Boşuna ugraşma demedin ustam
Yüzüne gülenden sana yar olmaz
Kimseye güvenme demedin ustam
Bir anda satarlar seni bir pula
Muhtaç bırakırlar muhanet kula
Ister saçını yol istersen agla
Farkına varmazlar demedin ustam
Tuttugun dal bir gün kalır elinden
Kurtulaman el alemin dilinden
Ayrı kalın vatanından köyünden
Çaresiz kalırsın demedin ustam
Ayagın kayarsa fena düşersin
Aşkın fırınında yanar pişersin
Soysuzunda sen ardına düşersin
Fazla duygusalsın demedin ustam
Filim çevirirler göz yaşı döküp
Merhamet dilerler gözüne bakıp
Enayidir derler arkandan atıp
Kimseye acıma demedin ustam
Gönül yarasına derman olmuyor
Vefasızlar kadir kıymet bilmiyor
Yigitlik dogruluk para etmiyor
Boşuna yıpranma demedin ustam
Herkes bir birine çelme takarken
Halkın arasına nifak sokarken
Sokakta gezmeye insan korkarken
Cesaret delilik demedin ustam
Huylu huyundan asla geçemez
Kaynamış suyu kimse içemez
Insan degerini hayvan bilemez
Kendine gel Güner demedin ustam
Yazan: Güner Kaymak
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-12-15 00:00:00Boşuna ugraşma demedin ustam
Yüzüne gülenden sana yar olmaz
Kimseye güvenme demedin ustam
Bir anda satarlar seni bir pula
Muhtaç bırakırlar muhanet kula
Ister saçını yol istersen agla
Farkına varmazlar demedin ustam
Tuttugun dal bir gün kalır elinden
Kurtulaman el alemin dilinden
Ayrı kalın vatanından köyünden
Çaresiz kalırsın demedin ustam
Ayagın kayarsa fena düşersin
Aşkın fırınında yanar pişersin
Soysuzunda sen ardına düşersin
Fazla duygusalsın demedin ustam
Filim çevirirler göz yaşı döküp
Merhamet dilerler gözüne bakıp
Enayidir derler arkandan atıp
Kimseye acıma demedin ustam
Gönül yarasına derman olmuyor
Vefasızlar kadir kıymet bilmiyor
Yigitlik dogruluk para etmiyor
Boşuna yıpranma demedin ustam
Herkes bir birine çelme takarken
Halkın arasına nifak sokarken
Sokakta gezmeye insan korkarken
Cesaret delilik demedin ustam
Huylu huyundan asla geçemez
Kaynamış suyu kimse içemez
Insan degerini hayvan bilemez
Kendine gel Güner demedin ustam
Yazan: Güner Kaymak
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Elveda
Bir gün sevip koklar, bir gün kaçarsın.
Sen ki, sağanak sağanak zulüm saçarsın
Günde yıllar gibi azap verirken,
Taş kalbine oyunaksın, naçarsın...
Bir gün darılır, bir gün barışırsın.
Taşlaşan insanlığına mı şaşırırsın?
Dünün sevdasına cizgi çekerken,
Son atımlık sabrımı da taşırırsın..
Ben ki seni adam yerine koymuştum.
Hatırla...
Seveceksen adam gibi sev
Gideceksen yine
Adam gibi demiştim...
Hey benim sol yanimin sızısı
Kaç pranga eskittin...
Ey eylülün hüznü!
Dökülüyorum şimdi kar yataklarına.
Şimdi çek git behey zalim!
Çek git!
Bırak yakamı,
Pişmanlığın nafile artık.
Duygularım firarda bu gün,
Gönlümdeki aşkına, elveda dedim dün
Elveda...
Süheyla KURNAZ
2005-11-15 00:00:00Sen ki, sağanak sağanak zulüm saçarsın
Günde yıllar gibi azap verirken,
Taş kalbine oyunaksın, naçarsın...
Bir gün darılır, bir gün barışırsın.
Taşlaşan insanlığına mı şaşırırsın?
Dünün sevdasına cizgi çekerken,
Son atımlık sabrımı da taşırırsın..
Ben ki seni adam yerine koymuştum.
Hatırla...
Seveceksen adam gibi sev
Gideceksen yine
Adam gibi demiştim...
Hey benim sol yanimin sızısı
Kaç pranga eskittin...
Ey eylülün hüznü!
Dökülüyorum şimdi kar yataklarına.
Şimdi çek git behey zalim!
Çek git!
Bırak yakamı,
Pişmanlığın nafile artık.
Duygularım firarda bu gün,
Gönlümdeki aşkına, elveda dedim dün
Elveda...
Süheyla KURNAZ
Ay Doğsun Geceme
Vahşet
Gecenin ıssız sokaklarında
Derin sessizliği yırtıyor aşk pazarı
Kirletilen duygular aleni sersefil
Aşklar,
Onursuzca zedeleniyor limanda
Yürek ağlar, gönül sızlar neylerim
Kurtların buğulu sesleri,
Gecenin karanlığını nakşediyor.
Karanlıkların ortasında, zemheri ayazında
Yüreğim körükleniyor demir tavında
Mihraba doğru dolu dizgin koşuyorum.
Çıplak ayağım, buz yatağında yangında
Haykırıyorum gecenin karanlığına.
Semada uçan kar tanesi edasıyla,
Ruhum kavruluyor derin uçurumlarda...
Haykırıyorum aşkların ayazına.
Doğacak sabahların inadına,
Ararım hıçkırıklarımı aşkların en yücesinde...
Avazı arşa yükselircesine,
Canhıraş bir çığlık geliyor uzaklardan.
Puslu geceden sıyrılan,
Dağın eteklerini kırbaçlayıp,
Şakıyan kadın çığlığı...
''Ey benim gecelerime vurgun salan umman,
Umutlarıma hançer vuran zaman.
İşte buradayım ve dimdik karşınızdayım
Ben sevdamı seçtim, Onun yanındayım...
Açılın bulutlar yağmurlara inat
Kasırgalara inat açılın,
Kalpten kalbe giden bir yol var
Açılın yol verin
Ay doğsun yüreğime''
Süheyla KURNAZ
2005-11-03 00:00:00Gecenin ıssız sokaklarında
Derin sessizliği yırtıyor aşk pazarı
Kirletilen duygular aleni sersefil
Aşklar,
Onursuzca zedeleniyor limanda
Yürek ağlar, gönül sızlar neylerim
Kurtların buğulu sesleri,
Gecenin karanlığını nakşediyor.
Karanlıkların ortasında, zemheri ayazında
Yüreğim körükleniyor demir tavında
Mihraba doğru dolu dizgin koşuyorum.
Çıplak ayağım, buz yatağında yangında
Haykırıyorum gecenin karanlığına.
Semada uçan kar tanesi edasıyla,
Ruhum kavruluyor derin uçurumlarda...
Haykırıyorum aşkların ayazına.
Doğacak sabahların inadına,
Ararım hıçkırıklarımı aşkların en yücesinde...
Avazı arşa yükselircesine,
Canhıraş bir çığlık geliyor uzaklardan.
Puslu geceden sıyrılan,
Dağın eteklerini kırbaçlayıp,
Şakıyan kadın çığlığı...
''Ey benim gecelerime vurgun salan umman,
Umutlarıma hançer vuran zaman.
İşte buradayım ve dimdik karşınızdayım
Ben sevdamı seçtim, Onun yanındayım...
Açılın bulutlar yağmurlara inat
Kasırgalara inat açılın,
Kalpten kalbe giden bir yol var
Açılın yol verin
Ay doğsun yüreğime''
Süheyla KURNAZ
Yeterki Sen İste Yâr
Bak!
Ben geldim.
Herşeyi göze aldım da geldim.
Kalbimin sesiyle, tüm benliğimle
Uzak diyarlardan geldim...
Yaktığın ateşle yanmaya,
Göğsüne dayanıp yatmaya,
Hayatı seninle yaşamaya geldim...
Haydi! tut ellerimden...
Sevdamızı dağlara yazalım hecelerce.
Aşkımızın resmini çizelim semaya
Coşturalım yüreklerimizi nehirlerce.
Kaçalım buralardan uzak diyarlara
Düşler diyarında kaybolalım çılgınlarca...
Geldim işte gönül yaram hazırım...
İsterse zindanlara atsınlar,
Ölüme mahkum kılsınlar.
Zincirlere vurup işkenceler yapsınlar,
Okyanusun derinliklerine atsınlar ne çıkar?
Darağacına sehpamı kursunlar
Boynuma yağlı urganı vursunlar.
Çarmıha gerip nişan alsınlar,
Mavzer ile kurşuna dizsinler ne yazar?
''Ölümden öte yol varsa söyle yâr söyle!
Yollarına kurban olurum.
Yeterki sen iste yâr. Sen iste.''
Süheyla KURNAZ
2005-10-28 00:00:00Ben geldim.
Herşeyi göze aldım da geldim.
Kalbimin sesiyle, tüm benliğimle
Uzak diyarlardan geldim...
Yaktığın ateşle yanmaya,
Göğsüne dayanıp yatmaya,
Hayatı seninle yaşamaya geldim...
Haydi! tut ellerimden...
Sevdamızı dağlara yazalım hecelerce.
Aşkımızın resmini çizelim semaya
Coşturalım yüreklerimizi nehirlerce.
Kaçalım buralardan uzak diyarlara
Düşler diyarında kaybolalım çılgınlarca...
Geldim işte gönül yaram hazırım...
İsterse zindanlara atsınlar,
Ölüme mahkum kılsınlar.
Zincirlere vurup işkenceler yapsınlar,
Okyanusun derinliklerine atsınlar ne çıkar?
Darağacına sehpamı kursunlar
Boynuma yağlı urganı vursunlar.
Çarmıha gerip nişan alsınlar,
Mavzer ile kurşuna dizsinler ne yazar?
''Ölümden öte yol varsa söyle yâr söyle!
Yollarına kurban olurum.
Yeterki sen iste yâr. Sen iste.''
Süheyla KURNAZ
Dönüşün var ya
'İsterse asırlar gibi uzasın geceler,
dönüşünü beklemek var ya o yeter'
Her gurubun bir şafak vakti
Her yokuşun bir inişi vardır
Alma düşüncelerine beni dilersen
Düşlerine girmesemde olur...
Karşılarken güleç yüzünü,
Sahte de olsa esirgeme tebessümünü.
O gelmeyeceğini bildiğim günler var ya
Yirmi bir hançer oldular daha varlığında
Yokluğun ne denli ağırdır
düşünmek istemiyorum.
Bir soru takılıyor kafama
Sonra bin bir bilmece oluyor
Yaşamak mı,ölmek mi,delirmek mi?
Delirince
Yalnız seni düşlemek var
seni yaşamak
Giderken her gün
Benliğimle beraber
Benide sürüklemen var.
Bir başka sabah
Bu umutsuz bekleyişin ardında
Yine sen varsın
Sen olacaksın
SEN KALACAKSIN.
Yazan: Şeref Öztürk(usta)
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-10-21 00:00:00dönüşünü beklemek var ya o yeter'
Her gurubun bir şafak vakti
Her yokuşun bir inişi vardır
Alma düşüncelerine beni dilersen
Düşlerine girmesemde olur...
Karşılarken güleç yüzünü,
Sahte de olsa esirgeme tebessümünü.
O gelmeyeceğini bildiğim günler var ya
Yirmi bir hançer oldular daha varlığında
Yokluğun ne denli ağırdır
düşünmek istemiyorum.
Bir soru takılıyor kafama
Sonra bin bir bilmece oluyor
Yaşamak mı,ölmek mi,delirmek mi?
Delirince
Yalnız seni düşlemek var
seni yaşamak
Giderken her gün
Benliğimle beraber
Benide sürüklemen var.
Bir başka sabah
Bu umutsuz bekleyişin ardında
Yine sen varsın
Sen olacaksın
SEN KALACAKSIN.
Yazan: Şeref Öztürk(usta)
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Sevdiceğim
Kirpiklerimden süzülen yıldızlarla,
aşk pınarındaki suyun akarına,
defalarca seni sevdiğimi yazdım.
Nerede bir akarsu uzerinde,
göz kırpan ışık görürsen
bilki o,
sevdamın incileridir,
ve seni seviyorum yazar
sevdiceğim...
Aşkının gölgesine sığınan
sevdanın kokusuyla avunan
kapında bir ömür boyu bekleyen
masum bir dilenci görürsen,
bilki o,
narına yanan sefil gönlümdür
ve avuçlarında, teselli aşkını arar
sevdicegim...
Bir gün bu beden toprak olursa
ağıtlar feryatlar semaya vurursa
mezar taşım kaybolup,
güllerim diken olursa
O diken ki...
sevdamın yazgısıyla yaşar,
ve iliklerimden sana olan sevdam akar
sevdicegim.
Süheyla KURNAZ
2005-10-21 00:00:00aşk pınarındaki suyun akarına,
defalarca seni sevdiğimi yazdım.
Nerede bir akarsu uzerinde,
göz kırpan ışık görürsen
bilki o,
sevdamın incileridir,
ve seni seviyorum yazar
sevdiceğim...
Aşkının gölgesine sığınan
sevdanın kokusuyla avunan
kapında bir ömür boyu bekleyen
masum bir dilenci görürsen,
bilki o,
narına yanan sefil gönlümdür
ve avuçlarında, teselli aşkını arar
sevdicegim...
Bir gün bu beden toprak olursa
ağıtlar feryatlar semaya vurursa
mezar taşım kaybolup,
güllerim diken olursa
O diken ki...
sevdamın yazgısıyla yaşar,
ve iliklerimden sana olan sevdam akar
sevdicegim.
Süheyla KURNAZ
Olmayacak Duaya Amin Deme
Anne,anne,beni yeniden doğur ne olur
Ama,çooook zengin olalım artık aç yatmayalım.
Sobamız hiç sönmesin,geceleri üşümeyelim anne.
Sende, bana masllar anlat, tıpkı filimlerdeki gibi.
Yamalı elbiseler giymeyelim, hepsi yeni olsun emi hepsi.
Ama bize gülenlere,biz gülmeyelim anne.
Yoksa gücenirler benim gibi,sessiz sessiz ağlar onlarda değilmi.?
Bana ''olmayacak duaya amin deme kızım'' diyorsun.
Galiba ,galiba doğru da söylüyorsun.
Şimdiye kadar,ettiğimiz duaların hiçbiri olmadı,değilmi anne.
Bugün,19 agustos 2004, yılın ilk kandiliymiş..
Dualar kabul olur diyorlar.
Hadi anne sabaha kadar uyumadan,
Bizde dualar edelim, nedersin?, he olurmu anne..
Belki sesimizi duyan olur,
Dualarımız kabul olur,hadi,hadi,ne olursun anne.
Dua ederken söz,söz bak fazla birşey istemicem.
Yukarda saydıklarımın yanında,birtek kocaman bir bebek isticem.
Bak ne olursun gene,''olmayacak duaya amin deme kızım'' deme bana.
Bellimi olur, bakarsın bu kez dualarımız kabul olur anne
Ne olursun biz genede bıkmadan usanmadan dualar edelim.
Son kez hatırım için bak, ne olur,ne olur ANNE
Yazan: Münevver şenol
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-10-15 00:00:00Ama,çooook zengin olalım artık aç yatmayalım.
Sobamız hiç sönmesin,geceleri üşümeyelim anne.
Sende, bana masllar anlat, tıpkı filimlerdeki gibi.
Yamalı elbiseler giymeyelim, hepsi yeni olsun emi hepsi.
Ama bize gülenlere,biz gülmeyelim anne.
Yoksa gücenirler benim gibi,sessiz sessiz ağlar onlarda değilmi.?
Bana ''olmayacak duaya amin deme kızım'' diyorsun.
Galiba ,galiba doğru da söylüyorsun.
Şimdiye kadar,ettiğimiz duaların hiçbiri olmadı,değilmi anne.
Bugün,19 agustos 2004, yılın ilk kandiliymiş..
Dualar kabul olur diyorlar.
Hadi anne sabaha kadar uyumadan,
Bizde dualar edelim, nedersin?, he olurmu anne..
Belki sesimizi duyan olur,
Dualarımız kabul olur,hadi,hadi,ne olursun anne.
Dua ederken söz,söz bak fazla birşey istemicem.
Yukarda saydıklarımın yanında,birtek kocaman bir bebek isticem.
Bak ne olursun gene,''olmayacak duaya amin deme kızım'' deme bana.
Bellimi olur, bakarsın bu kez dualarımız kabul olur anne
Ne olursun biz genede bıkmadan usanmadan dualar edelim.
Son kez hatırım için bak, ne olur,ne olur ANNE
Yazan: Münevver şenol
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Güzel Annem
Annem annem güzel annem
Bahti karalı kalbi yaralı annem
Evladinın üstüne titreyip
Evladından fayda görmeyen annem
Yani acıların kadını
İlhamların ana kaynağı
Medeniyetin beşiği
Gecenin ay isigi
Derdimin dermanı annem
Gönlümün fermanı annem
Seni sevmeyen namert
Çok seviyorum seni birtanem
Gerçek dostum sadık yarim
Gören gözüm tutan elim
Ruhumun neşesi annem
Kalbimin kösesi annem
Çileli yolun çilekeş yolcusu
benim ilk göz ağrim
Hayatim canim sah damarim
Hep seni düsünür seni ararım
Dizimin feri annem
Gözümün nuru annem
Hani trafik kazası geçirdiginde
Bir çok yerinde kırıkk vardı
O halinle bile doktora o oğlumdur
Oğlum görmesin dışarı çıkarın dedin
Hayatimin bağı annem
Damarimin kani annem
Hastayken bana iyiyim dedin
Derdini sıkıntıı benden gizlerdin
Veda edip ayrılırken
Sırtını döner aglardin
Gönlümün meleği annem
Evimin direği annem
Üzdüysem seni bilmeden sayet
Ne olur hakkını bana helal et annem
Yazan: Güner Kaymak
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-10-13 00:00:00Bahti karalı kalbi yaralı annem
Evladinın üstüne titreyip
Evladından fayda görmeyen annem
Yani acıların kadını
İlhamların ana kaynağı
Medeniyetin beşiği
Gecenin ay isigi
Derdimin dermanı annem
Gönlümün fermanı annem
Seni sevmeyen namert
Çok seviyorum seni birtanem
Gerçek dostum sadık yarim
Gören gözüm tutan elim
Ruhumun neşesi annem
Kalbimin kösesi annem
Çileli yolun çilekeş yolcusu
benim ilk göz ağrim
Hayatim canim sah damarim
Hep seni düsünür seni ararım
Dizimin feri annem
Gözümün nuru annem
Hani trafik kazası geçirdiginde
Bir çok yerinde kırıkk vardı
O halinle bile doktora o oğlumdur
Oğlum görmesin dışarı çıkarın dedin
Hayatimin bağı annem
Damarimin kani annem
Hastayken bana iyiyim dedin
Derdini sıkıntıı benden gizlerdin
Veda edip ayrılırken
Sırtını döner aglardin
Gönlümün meleği annem
Evimin direği annem
Üzdüysem seni bilmeden sayet
Ne olur hakkını bana helal et annem
Yazan: Güner Kaymak
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Mektup
Alup da bağrına basdimi seni
İstanbul nasil bir ildur uşağum
Sakin ha merakta birakma beni
Mektup yaz, yuzumi guldur uşağum
Havalar soğudi, uşuyi misun
Acep kötü yola, duşiyi misun
Sirtunda ağır yük, taşiyi misun
Derduni anana bildur uşağum
Kardeşun hastadur, işe gitmeyi
Bir ineğun suti bize yetmeyi
Para kazanmakla her şey bitmeyi
Birazda kafani doldur uşağum
Sakin ha itlerle dalaş miyasun
Gece sokaklarda dolaş miyasun
Karanluk işlere bulaşmi yasun
Unutma ki anan duldur uşağum
Dibi delik, su tutmayı testimuz
Kara lahanadur sadık dostumuz
Dikiş tutmaz oldi artuk ustumuz
Bizim giydiğumuz çuldur uşağum
Gurbet seni bizden, çekti kopardi
Sen gittun, evi bir garipluk sardi
Sağa sola, borçlarumuz çoğaldi
Gel de bu borçları sildur uşağum
Çok özledum kipruğuni kaşuni
Ağlayisan sil gozunun yaşini
Unutma ki insanlarun başini
Belaya düşüren dildur uşağum
Hak etmeden, hiç bir şeye uzanma
İstemem ha haram para kazanma
Her yuzune gülen dostundur sanma
İnsan bir acayip kuldur uşağum
Sarardi benzumuz, gül gibi soldi
Daha yazacaktum, mektubum doldi
Hasretun içumde dağ gibi oldi
Sen gideli iki yıldur uşağum
Yazan: İbrahim Yavuz
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-10-12 00:00:00İstanbul nasil bir ildur uşağum
Sakin ha merakta birakma beni
Mektup yaz, yuzumi guldur uşağum
Havalar soğudi, uşuyi misun
Acep kötü yola, duşiyi misun
Sirtunda ağır yük, taşiyi misun
Derduni anana bildur uşağum
Kardeşun hastadur, işe gitmeyi
Bir ineğun suti bize yetmeyi
Para kazanmakla her şey bitmeyi
Birazda kafani doldur uşağum
Sakin ha itlerle dalaş miyasun
Gece sokaklarda dolaş miyasun
Karanluk işlere bulaşmi yasun
Unutma ki anan duldur uşağum
Dibi delik, su tutmayı testimuz
Kara lahanadur sadık dostumuz
Dikiş tutmaz oldi artuk ustumuz
Bizim giydiğumuz çuldur uşağum
Gurbet seni bizden, çekti kopardi
Sen gittun, evi bir garipluk sardi
Sağa sola, borçlarumuz çoğaldi
Gel de bu borçları sildur uşağum
Çok özledum kipruğuni kaşuni
Ağlayisan sil gozunun yaşini
Unutma ki insanlarun başini
Belaya düşüren dildur uşağum
Hak etmeden, hiç bir şeye uzanma
İstemem ha haram para kazanma
Her yuzune gülen dostundur sanma
İnsan bir acayip kuldur uşağum
Sarardi benzumuz, gül gibi soldi
Daha yazacaktum, mektubum doldi
Hasretun içumde dağ gibi oldi
Sen gideli iki yıldur uşağum
Yazan: İbrahim Yavuz
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Ela Gözlüm
Sana,
neler söylemek isterdim
bir bilsen! !
Ellerinden tutardım,
bütün hakimiyetiyle avuçlarımın..
Dilimde ki kelimeleri,
çevirirdim hecelere..
Dokunmak isterdim yürekten..
Ve
kanat açar
gök yüzüne,
bulutların üstüne,
güneşin altına konardım.
Sonra,
dünyayı seyr'eylerdim seninle..
Oradan,
bir çırpı da uçarak,
yer yüzüne,
çimenlerin üstüne inerdim..
Çocuksu,uçarı,
koşar yuvarlanırdım.
Ve
daha sonra,
sıcak öpüşler kondururdum
gözlerine,
Ela gözlüm..
Yazan: Sevgili Özbek
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-10-11 00:00:00neler söylemek isterdim
bir bilsen! !
Ellerinden tutardım,
bütün hakimiyetiyle avuçlarımın..
Dilimde ki kelimeleri,
çevirirdim hecelere..
Dokunmak isterdim yürekten..
Ve
kanat açar
gök yüzüne,
bulutların üstüne,
güneşin altına konardım.
Sonra,
dünyayı seyr'eylerdim seninle..
Oradan,
bir çırpı da uçarak,
yer yüzüne,
çimenlerin üstüne inerdim..
Çocuksu,uçarı,
koşar yuvarlanırdım.
Ve
daha sonra,
sıcak öpüşler kondururdum
gözlerine,
Ela gözlüm..
Yazan: Sevgili Özbek
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Ne Güzel Olurdu
Şafak vakti ılgıt ılgıt esen
Rüzgar olsam,
Cümle alemin kapısını çalsam.
Kin ve nefreti heybeme toplayıp,
Ya müebbete mahkum zindanlara hapsetsem,
Ya da kor ateşlerde yaksam,
Küllerini ummana savursam.
İhanetleri şakağından vursam .
Zulûmleri silip, aşkları ebedi yaşatsam...
Yaşatabilsem ne güzel olurdu....
Sefil kalplere çullanmış meşum duyguları,
Kayalara savursam, kırsam, parçalasam
Semada dolu dizgin şimsek olsam,
Kalleşçe hisleri, haince sözleri,
Issız bir gezegene kapatıp
Zincire vursam,
Anahtarını alev tufanına fırlatsam
Fırlatabilsem ne güzel olurdu
Çiçeklerle gönüllere taç yapsam,
Dostlukları nakış nakış işlesem...
Kor ateşlerdeki naçar yüreklere,
Rengarenk güllerin özünden damıtsam,
Erenlerin pınarından çiğ serpiştirsem,
Yunusun aşkından bir fidan aşılasam
Aşılayabilsem ne güzel olurdu
Süheyla KURNAZ
2005-10-05 00:00:00Rüzgar olsam,
Cümle alemin kapısını çalsam.
Kin ve nefreti heybeme toplayıp,
Ya müebbete mahkum zindanlara hapsetsem,
Ya da kor ateşlerde yaksam,
Küllerini ummana savursam.
İhanetleri şakağından vursam .
Zulûmleri silip, aşkları ebedi yaşatsam...
Yaşatabilsem ne güzel olurdu....
Sefil kalplere çullanmış meşum duyguları,
Kayalara savursam, kırsam, parçalasam
Semada dolu dizgin şimsek olsam,
Kalleşçe hisleri, haince sözleri,
Issız bir gezegene kapatıp
Zincire vursam,
Anahtarını alev tufanına fırlatsam
Fırlatabilsem ne güzel olurdu
Çiçeklerle gönüllere taç yapsam,
Dostlukları nakış nakış işlesem...
Kor ateşlerdeki naçar yüreklere,
Rengarenk güllerin özünden damıtsam,
Erenlerin pınarından çiğ serpiştirsem,
Yunusun aşkından bir fidan aşılasam
Aşılayabilsem ne güzel olurdu
Süheyla KURNAZ
Şeytan Görsün Yüzünü
Bu son şiirim sana, bundan sonra yok artık!
Çal başına aşkını, gözlerine sok artık!
Şeytan görsün yüzünü, benim karnım tok artık!
Sevda denizlerinde, beni Mecnun gezdiren!
Aşkın kitabındaki, karizmamı çizdiren...
Bırak beni kendime, defterimi dür benim!
Ne yapsan yok faydası, rüyalarım hür benim! ..
Ve artık senden yana, neyim varsa sır benim! ..
Uzatma ellerini, çoktan kalktı o tren!
Ey benim yıllarımı, gençliğimi bitiren...
Neler demiştin bana, nerde kaldı sözlerin!
Nerde arkamdan yaşlı; sulu, sepken gözlerin!
Senden eser geriye, ben ve gerçek yüzlerin!
Yürü bakma ardına, beni yiyen sindiren!
Bu dünyadan indirip, bir meçhule bindiren...
Olmam gayrı sana ben, ne köle ne kul artık!
Sana bıraktım seni, Allah'ından bul artık!
Senin adın nezdimde, geçmez para pul artık! ..
Sakın çıkma karşıma, beni yıkan deviren!
Yem yeşil baharımı, sonbahara çeviren...
Nasıl tutuldum sana, kendime güler oldum!
Senle geçen zamanı, geçmişten siler oldum!
Simdi kalbimi yeni, aşklara biler oldum!
Sür eşegin Niğde'ye, geçti Bor'un pazarı!
Belki orda bulursun, dilediğin mezarı...
Yazan: Vedat Şahin
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-10-03 00:00:00Çal başına aşkını, gözlerine sok artık!
Şeytan görsün yüzünü, benim karnım tok artık!
Sevda denizlerinde, beni Mecnun gezdiren!
Aşkın kitabındaki, karizmamı çizdiren...
Bırak beni kendime, defterimi dür benim!
Ne yapsan yok faydası, rüyalarım hür benim! ..
Ve artık senden yana, neyim varsa sır benim! ..
Uzatma ellerini, çoktan kalktı o tren!
Ey benim yıllarımı, gençliğimi bitiren...
Neler demiştin bana, nerde kaldı sözlerin!
Nerde arkamdan yaşlı; sulu, sepken gözlerin!
Senden eser geriye, ben ve gerçek yüzlerin!
Yürü bakma ardına, beni yiyen sindiren!
Bu dünyadan indirip, bir meçhule bindiren...
Olmam gayrı sana ben, ne köle ne kul artık!
Sana bıraktım seni, Allah'ından bul artık!
Senin adın nezdimde, geçmez para pul artık! ..
Sakın çıkma karşıma, beni yıkan deviren!
Yem yeşil baharımı, sonbahara çeviren...
Nasıl tutuldum sana, kendime güler oldum!
Senle geçen zamanı, geçmişten siler oldum!
Simdi kalbimi yeni, aşklara biler oldum!
Sür eşegin Niğde'ye, geçti Bor'un pazarı!
Belki orda bulursun, dilediğin mezarı...
Yazan: Vedat Şahin
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Etme Kulum Kalmaz Yanına
Sevgi o kadar büyüktürki Ah hele bir kalbe girmeye görsün
İnkar etsen edilmiyor, kovuyorsun, git diyorsun ama bir türlü gitmiyor
Nefretimi yaşamaya gör bir çig gibi büyüor büyüyor ama bitmiyor
Bir zamanlar, sevgi tarlasında bende vardım,sevgi eker, sevgi toplardım
Ne kadarda mutluydum, yerimde duramaz, sevincimden hop, hop hoplardım
Amaaa, kasırga gibi estin, karabulut gibi çöktün,sevgi tarlama
Söyle ne istedinki benden ne kötülük yaptım ben sana
Herşeyi mahvettin bugün çig gibi büyüyen nefretim sana
Hani beni sen, çok seviyordun, ölüyordun la.
Uğrumda şimdi ne oldu?
Sanada acıyorum çünkü sen bir
zavallısın kendine hayrın yokki
Ama senin suçun değil sana sevgiyi şevkati öğretmeyen ananda
Onada kalmadı ya bu dünya şimdi mutlumu
yaptıkları karmı kaldı sanki yanına.
Yazan: Münevver Şenol
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-09-26 00:00:00İnkar etsen edilmiyor, kovuyorsun, git diyorsun ama bir türlü gitmiyor
Nefretimi yaşamaya gör bir çig gibi büyüor büyüyor ama bitmiyor
Bir zamanlar, sevgi tarlasında bende vardım,sevgi eker, sevgi toplardım
Ne kadarda mutluydum, yerimde duramaz, sevincimden hop, hop hoplardım
Amaaa, kasırga gibi estin, karabulut gibi çöktün,sevgi tarlama
Söyle ne istedinki benden ne kötülük yaptım ben sana
Herşeyi mahvettin bugün çig gibi büyüyen nefretim sana
Hani beni sen, çok seviyordun, ölüyordun la.
Uğrumda şimdi ne oldu?
Sanada acıyorum çünkü sen bir
zavallısın kendine hayrın yokki
Ama senin suçun değil sana sevgiyi şevkati öğretmeyen ananda
Onada kalmadı ya bu dünya şimdi mutlumu
yaptıkları karmı kaldı sanki yanına.
Yazan: Münevver Şenol
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Hani
Sevdayı avuçlarımıza almıştık ya
Minicikti yüreğimizde büyütmüştük
Hani mutluluğumuz gözlerimizde
Hece,hece okunuyordu ya
Hani göklere sığmayan aşkımız
Hiç tükenmeyecekti ya
Sabit yazılmıştık birbirimize
Hiç çıkmayacaktık yüreklerimizden
Sen benim tahtıma sultan
Ben senin bahtına güneştim ya
Yalnız sana doğacaktım
Yalnız senle batacaktım ya
Beni daima sevecek
Ve daima benimle olacaktın ya
Hani nerdesin şimdi
Hangi uzaklarda kiminlesin
Hani en mutlu günümüzü yaşarken
Ant içmiştik acı günlerimizi paylaşmak için ya
Daima yanımda olacaktın
Daima seninle olacaktım ya
Omuzlarımız hazır olacaktı
Sarılıp doya, doya ağlayacaktık ya
Hüzün deryasından demir alıp
Birlikte yelken açacaktık huzura ya
Hem iyi hem de kötü günde biz olacaktık ya
Hani neden yoksun yanımda
Yada neden buradayım da yanında değil
Duygularım kör olmuş
Hiçbir şey hissetmiyorum
Paylaşacaktık her şeyi ya
İşte bu benim acı günlerimden biri
Hüzünden giymişim
Siyahın en koyusu elbisemi
Hani nerdesin paylaş benimle
Olmuyor aşkım sensiz paylaşılmıyor
Tek başına paylaşılmaz ki
Hani bir bütündük ya
Yarımım şimdi
Yazan: Meral Yağcıoğlu
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-09-26 00:00:00Minicikti yüreğimizde büyütmüştük
Hani mutluluğumuz gözlerimizde
Hece,hece okunuyordu ya
Hani göklere sığmayan aşkımız
Hiç tükenmeyecekti ya
Sabit yazılmıştık birbirimize
Hiç çıkmayacaktık yüreklerimizden
Sen benim tahtıma sultan
Ben senin bahtına güneştim ya
Yalnız sana doğacaktım
Yalnız senle batacaktım ya
Beni daima sevecek
Ve daima benimle olacaktın ya
Hani nerdesin şimdi
Hangi uzaklarda kiminlesin
Hani en mutlu günümüzü yaşarken
Ant içmiştik acı günlerimizi paylaşmak için ya
Daima yanımda olacaktın
Daima seninle olacaktım ya
Omuzlarımız hazır olacaktı
Sarılıp doya, doya ağlayacaktık ya
Hüzün deryasından demir alıp
Birlikte yelken açacaktık huzura ya
Hem iyi hem de kötü günde biz olacaktık ya
Hani neden yoksun yanımda
Yada neden buradayım da yanında değil
Duygularım kör olmuş
Hiçbir şey hissetmiyorum
Paylaşacaktık her şeyi ya
İşte bu benim acı günlerimden biri
Hüzünden giymişim
Siyahın en koyusu elbisemi
Hani nerdesin paylaş benimle
Olmuyor aşkım sensiz paylaşılmıyor
Tek başına paylaşılmaz ki
Hani bir bütündük ya
Yarımım şimdi
Yazan: Meral Yağcıoğlu
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Ağla Dostum
Otur karabaş, otur dostum!
Geç karşıma otur da, biraz dinle beni...
Kadehimi yudumlarken eşlik et bana.
Sanmaki sarhoşum, sanmaki ayyaşım,
Sanmaki aklımı oynattım.
Sadece efkarlıyım bu gün.
Kederimden ağlamak geliyor içimden,
Ağlamak... ağlamak doyasıya ağlamak...
Ah!... be karabaş dostum ah!
Senin hiç boğazın düğümlenip,
Arzuların sürüklenip, kalbinde sızı,
İçinde derin acı feryat oldu mu?
İçip içip figan edip, alev alev yanan yüreğine,
Bir kaç damla su serpiştirip,
Sarhoş olup, ağlamak istediğin oldu mu?
Mecnun gibi sahra çöllerde,
Çatlayan dudaklarına bir damla su ararken,
Serap görüp, ağlamak istediğin oldumu?
İşte ben şimdi bu hallerdeyim...
Kışın hasret kaldığım güneş,
Baharımda bile doğmuyor.
Dört bir yanım zifiri karanlık.
Zalim bir kâhya tufanlar kopararak,
Hiddetle kırbaçlıyor sırtımı.
Kanayan yaralarım cok derin,
Tuz bassan yine canım yanmaz.
Ama...Aha şuramda,
Küt küt atan sol yanımda,
Öyle derin, öyle çirkin kırbaç izi var ki
Kantaron merhemi bile fayda etmez.
Bir zalimin ayakları altında ezilen incinen gururumu
Islak sokaklarda aradım, kaldırımlara sordum.
''Buhar olup gökyüzünü mesken tuttu'' dediler
Yitirdim umutlarımı kaybettim duygularımı
Ne o? Sende ağlamaya başladın be dostum...
Ağla karabaşım, ağla dostum.
Hani nerede o gülen, seven dostlarımız
Nasır mı tuttu yurekleri, yalnız bıraktılar bizi...
Yoksa şimdi, onlada mı ağlıyor senin gibi?
Ağla dostum ağla
Çekelim bir kadeh daha ve ağlayalım...
Gözyaşlarımız buhar olup birleşsin.
Bir kıvılcım yaratalım gökyüzünde
Bulutlarda ağlasın...
Aglasın ki gururum, tezi yok yüreğime kavuşsun.
Süheyla KURNAZ
2005-08-15 00:00:00Geç karşıma otur da, biraz dinle beni...
Kadehimi yudumlarken eşlik et bana.
Sanmaki sarhoşum, sanmaki ayyaşım,
Sanmaki aklımı oynattım.
Sadece efkarlıyım bu gün.
Kederimden ağlamak geliyor içimden,
Ağlamak... ağlamak doyasıya ağlamak...
Ah!... be karabaş dostum ah!
Senin hiç boğazın düğümlenip,
Arzuların sürüklenip, kalbinde sızı,
İçinde derin acı feryat oldu mu?
İçip içip figan edip, alev alev yanan yüreğine,
Bir kaç damla su serpiştirip,
Sarhoş olup, ağlamak istediğin oldu mu?
Mecnun gibi sahra çöllerde,
Çatlayan dudaklarına bir damla su ararken,
Serap görüp, ağlamak istediğin oldumu?
İşte ben şimdi bu hallerdeyim...
Kışın hasret kaldığım güneş,
Baharımda bile doğmuyor.
Dört bir yanım zifiri karanlık.
Zalim bir kâhya tufanlar kopararak,
Hiddetle kırbaçlıyor sırtımı.
Kanayan yaralarım cok derin,
Tuz bassan yine canım yanmaz.
Ama...Aha şuramda,
Küt küt atan sol yanımda,
Öyle derin, öyle çirkin kırbaç izi var ki
Kantaron merhemi bile fayda etmez.
Bir zalimin ayakları altında ezilen incinen gururumu
Islak sokaklarda aradım, kaldırımlara sordum.
''Buhar olup gökyüzünü mesken tuttu'' dediler
Yitirdim umutlarımı kaybettim duygularımı
Ne o? Sende ağlamaya başladın be dostum...
Ağla karabaşım, ağla dostum.
Hani nerede o gülen, seven dostlarımız
Nasır mı tuttu yurekleri, yalnız bıraktılar bizi...
Yoksa şimdi, onlada mı ağlıyor senin gibi?
Ağla dostum ağla
Çekelim bir kadeh daha ve ağlayalım...
Gözyaşlarımız buhar olup birleşsin.
Bir kıvılcım yaratalım gökyüzünde
Bulutlarda ağlasın...
Aglasın ki gururum, tezi yok yüreğime kavuşsun.
Süheyla KURNAZ
Bayram'ın Anısına
Kardeş acısını tattırdı bana
Kara topraklarda yatıyor bayram
Neden bu eziyet bu kuru cana
Yatak diken oldu batıyor bayram
Aramızdan koptun bu genç yaşında
Toprakta hüzünlü mezar taşında
Bir tek annem kaldı yanı başımda
Yokluğun bağrımı deliyor bayram
Azrail yoldayken aldı ruhunu
Yüz iken bin ettin evde sorunu
Avutmak mümkün mü öksüz yavrunu
Babam babam diye ağlıyor bayram
Ateş dolaşıyor sanki kanımda
Elim ayağımdın hatta canımda
Artık sende yoksun benim yanımda
Gözlerim maziye dalıyor bayram
Daha yaşanacak çok yıllar varken
Azrail canını aldı çok erken
Ben seni yanımda hayal ederken
Yüreğim kor gibi yanıyor bayram
Açtığın yaralar her gün kanıyor
Şimdi gözlerimiz seni arıyor
Sen gittin gideli içim yanıyor
Anam karaları bağlıyor bayram
Seni çok severdim gönlümde tektin
Kara toprakları üstüne çektin
Kanayan yaraya tuz biber ektin
Şimdi göz yaşlarım çağlıyor bayram
Dertler bedenime vermiyor aman
Sen gittin gideli halimiz duman
Öksüz çocuğunu gördüğüm zaman
Yüreğim yerinden çıkıyor bayram
Senden bir armağan kaldı geriye
Talihsiz çocuğun bize hediye
Belki kapımızı çalarsın diye
Gözlerime uyku girmiyor bayram
Ecel yıktı seni boylu boyunca
Gülmedin dünyada sende doyunca
Her kim sana ait resme bakınca
Hemen gözyaşları akıyor bayram
Şimdi gözü yaşlı garip anamız
Dinmiyor bir türlü kanan yaramız
Bilmem kaç kez yandı bizim çıramız
Dertler başımızdan gitmiyor bayram
Ben Hekimoğluyum Ramazan adım
Benden önce gittin seni kınadım
Zaten kırıktı idi kolum kanadım
Yaralarım derin kanıyor bayram
Yazan: Ramazan HEKİMOĞLU
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-06-14 00:00:00Kara topraklarda yatıyor bayram
Neden bu eziyet bu kuru cana
Yatak diken oldu batıyor bayram
Aramızdan koptun bu genç yaşında
Toprakta hüzünlü mezar taşında
Bir tek annem kaldı yanı başımda
Yokluğun bağrımı deliyor bayram
Azrail yoldayken aldı ruhunu
Yüz iken bin ettin evde sorunu
Avutmak mümkün mü öksüz yavrunu
Babam babam diye ağlıyor bayram
Ateş dolaşıyor sanki kanımda
Elim ayağımdın hatta canımda
Artık sende yoksun benim yanımda
Gözlerim maziye dalıyor bayram
Daha yaşanacak çok yıllar varken
Azrail canını aldı çok erken
Ben seni yanımda hayal ederken
Yüreğim kor gibi yanıyor bayram
Açtığın yaralar her gün kanıyor
Şimdi gözlerimiz seni arıyor
Sen gittin gideli içim yanıyor
Anam karaları bağlıyor bayram
Seni çok severdim gönlümde tektin
Kara toprakları üstüne çektin
Kanayan yaraya tuz biber ektin
Şimdi göz yaşlarım çağlıyor bayram
Dertler bedenime vermiyor aman
Sen gittin gideli halimiz duman
Öksüz çocuğunu gördüğüm zaman
Yüreğim yerinden çıkıyor bayram
Senden bir armağan kaldı geriye
Talihsiz çocuğun bize hediye
Belki kapımızı çalarsın diye
Gözlerime uyku girmiyor bayram
Ecel yıktı seni boylu boyunca
Gülmedin dünyada sende doyunca
Her kim sana ait resme bakınca
Hemen gözyaşları akıyor bayram
Şimdi gözü yaşlı garip anamız
Dinmiyor bir türlü kanan yaramız
Bilmem kaç kez yandı bizim çıramız
Dertler başımızdan gitmiyor bayram
Ben Hekimoğluyum Ramazan adım
Benden önce gittin seni kınadım
Zaten kırıktı idi kolum kanadım
Yaralarım derin kanıyor bayram
Yazan: Ramazan HEKİMOĞLU
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Seni Sana Terk Ediyorum
geceler telaşla koşuyordu gölgeme
bir gece kuşu daha uçuyordu avuçlarından
yırtıyordu gecenin karanlığını baykuş sesleri
arz inliyordu yıldızların aksine
en sade suretini koyup çıkınıma /sırtıma atıp
seni sana terk ediyorum...
bozkırın koynunda deli dolu at süren ben
dökülen eylüllere soktum gök yüzünün maviliğini
ayın dolun haliydi son durağım
içimdeki trenler çoktan devrildi, vagonlar darmadağın
çatlamış dudağımı şiirlerle ıslatıp
seni sana terk ediyorum...
kanıyor ayak uçlarım dilime inat
kaçırıyorum bakışlarımı alev küresinden
bıçaklar kaygan zeminlerde bilenirken
geceye sızan bir kaç damla kan
gözlerimden yüreğime sessizce akan
en şiddetli zehri acımlarıma katıp
seni sana terk ediyorum...
kaldırım taşlarında uyuttuğum düşleri
bir atımlık barut kokan sabrımı
gün görmemiş hayâllerime vuruyorum
tütsüye mahkûm petekten oğul almak
zırdeli şafaklara ağlamak
bana mı düştü yar
sabahla gidiyorum, balımı peteklere satıp
seni sana terk ediyorum...
kaç kalibreydi boynumdan vurduğun söz
sahi ceylanlar neden hep boynundan vurulur
gölgem kan kaybından ölmekte
kırılan bir kalemin hesabı mı yapılır
sevdam yüreğimde musallaya yatıp
seni sana terk ediyorum...
Yazan: Turhan TOY
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-05-28 00:00:00bir gece kuşu daha uçuyordu avuçlarından
yırtıyordu gecenin karanlığını baykuş sesleri
arz inliyordu yıldızların aksine
en sade suretini koyup çıkınıma /sırtıma atıp
seni sana terk ediyorum...
bozkırın koynunda deli dolu at süren ben
dökülen eylüllere soktum gök yüzünün maviliğini
ayın dolun haliydi son durağım
içimdeki trenler çoktan devrildi, vagonlar darmadağın
çatlamış dudağımı şiirlerle ıslatıp
seni sana terk ediyorum...
kanıyor ayak uçlarım dilime inat
kaçırıyorum bakışlarımı alev küresinden
bıçaklar kaygan zeminlerde bilenirken
geceye sızan bir kaç damla kan
gözlerimden yüreğime sessizce akan
en şiddetli zehri acımlarıma katıp
seni sana terk ediyorum...
kaldırım taşlarında uyuttuğum düşleri
bir atımlık barut kokan sabrımı
gün görmemiş hayâllerime vuruyorum
tütsüye mahkûm petekten oğul almak
zırdeli şafaklara ağlamak
bana mı düştü yar
sabahla gidiyorum, balımı peteklere satıp
seni sana terk ediyorum...
kaç kalibreydi boynumdan vurduğun söz
sahi ceylanlar neden hep boynundan vurulur
gölgem kan kaybından ölmekte
kırılan bir kalemin hesabı mı yapılır
sevdam yüreğimde musallaya yatıp
seni sana terk ediyorum...
Yazan: Turhan TOY
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Bir Ceylan Ağliyordu
Bir ceylan ağlıyordu
Yılları birbirine sarıp sarmalıyordu
İhanete uğramış, kurşun yemişti böğründen
Kurtardın ceylanını bir tanem
Mucize misin sen?
Bir ceylan ağlıyordu
Sular çekilmiş, dereler kurumuş
Ormanlar, dağlar, bir bir yok olmuştu
Hıçkırıktı karınca ayağının çizdiği
Yalnızlıktı çöl rüzgârının savurduğu
Sen döndürdün hayata,
Sen bağışladın sanata,
Ve ellerinle yağmurlara emanet bıraktın
Bu ceylanı birden...
Söyle bakalım bir tanem
Mucize misin sen?
Bir ceylan ağlıyordu
Şiirde, şarkıda, nağmede, ezgide yıkık
Bir ceylan ağlıyordu
Koskoca bir ormanda,
Devasa bir şehirde
Dudağında hıçkırık...
Denizleri buharlaştırıp bulut yapan sen
Göktaşı benzeri ötelerden kopan sen
Su getiren, hayat veren, gülen, güldüren
Ağıdını neşelere çeviren
Başını üstelik fırıl fırıl döndüren
Sen
Mucize misin anlamadım ben?
Bir ceylan ağlıyordu
Zulmü, zulmeti işkenceyi görmüştü
Davacıydı avcılardan
Kalbimden vurmadılar diye...
Döndün bana, döndün ya çok şükür
Dudaklarında tebessüm
Gözlerinde pırıltı
Ve ışıltı ellerinde
Döndün ya sımsıcak, hayat dolu müjdelerle
Uzakta kal ziyanı yok, ama canımdasın ya
Ama kanımda, özümde, sözümde,
gözümdesin ya...
Varsın, kavuşsun yüreğinde iki ayrı dünya
Söyle bana bebeğim
Mucizemsin ya
Öyle değil mi? ...
Yazan: Mustafa CEYLAN
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-05-23 00:00:00Yılları birbirine sarıp sarmalıyordu
İhanete uğramış, kurşun yemişti böğründen
Kurtardın ceylanını bir tanem
Mucize misin sen?
Bir ceylan ağlıyordu
Sular çekilmiş, dereler kurumuş
Ormanlar, dağlar, bir bir yok olmuştu
Hıçkırıktı karınca ayağının çizdiği
Yalnızlıktı çöl rüzgârının savurduğu
Sen döndürdün hayata,
Sen bağışladın sanata,
Ve ellerinle yağmurlara emanet bıraktın
Bu ceylanı birden...
Söyle bakalım bir tanem
Mucize misin sen?
Bir ceylan ağlıyordu
Şiirde, şarkıda, nağmede, ezgide yıkık
Bir ceylan ağlıyordu
Koskoca bir ormanda,
Devasa bir şehirde
Dudağında hıçkırık...
Denizleri buharlaştırıp bulut yapan sen
Göktaşı benzeri ötelerden kopan sen
Su getiren, hayat veren, gülen, güldüren
Ağıdını neşelere çeviren
Başını üstelik fırıl fırıl döndüren
Sen
Mucize misin anlamadım ben?
Bir ceylan ağlıyordu
Zulmü, zulmeti işkenceyi görmüştü
Davacıydı avcılardan
Kalbimden vurmadılar diye...
Döndün bana, döndün ya çok şükür
Dudaklarında tebessüm
Gözlerinde pırıltı
Ve ışıltı ellerinde
Döndün ya sımsıcak, hayat dolu müjdelerle
Uzakta kal ziyanı yok, ama canımdasın ya
Ama kanımda, özümde, sözümde,
gözümdesin ya...
Varsın, kavuşsun yüreğinde iki ayrı dünya
Söyle bana bebeğim
Mucizemsin ya
Öyle değil mi? ...
Yazan: Mustafa CEYLAN
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Tek Kurşun Yeter
Hasretinle kor akşamlarda
Geceler bitmiyor sabah olmuyor,
Kasvetli ve güçlü duruşuyla,
Penceremden doğan aya uzanıyorum.
Tutunamıyorum, boşlukta savruluyorum.
Bütün yıldızlar başıma yıkılıyor.
Denizin coşkun dalgaları kumsalı kırbaclıyor,
Günün çirkin ayak izlerini siliyor.
Sende vur sinene, bağışla beni
Sevmek acı çekmekse yaram derin
İlacım sen, kaderim sen dermanım sensin.
Olmuyor bir tanem olmuyor
Sensiz bu beden can bulmuyor.
Hani, kursun yersin can çekişirsin,
Bir an evvel acılar bitsin istersin,
Ağır yaralı, umut ışığı beklersin,
Tek kursun da kalbe istersin ya!...
Hani, dalından koparılmış bir gül,
Acı çekerek solar, kurumaya baslar,
Bir damla su ister, hayat ister, can ister ya!...
Gel birtanem, ya gönlümün bahçıvanı ol,
Ya da kanıma susamış azrailim.
İncinen yüreğinle, beddualarınla
Taş duvarlara vursan da gel.
Sözlerin kursun yarası,
Gözyaşın su damlası.
Gel bir tanem, acı çekmekten yoruldum...
Gel, ya bir damla su ver bu güle
Ya da...
Hedefi şaşırma, Tek kurşun yeter bu garibe.
Süheyla KURNAZ
2005-05-21 00:00:00Geceler bitmiyor sabah olmuyor,
Kasvetli ve güçlü duruşuyla,
Penceremden doğan aya uzanıyorum.
Tutunamıyorum, boşlukta savruluyorum.
Bütün yıldızlar başıma yıkılıyor.
Denizin coşkun dalgaları kumsalı kırbaclıyor,
Günün çirkin ayak izlerini siliyor.
Sende vur sinene, bağışla beni
Sevmek acı çekmekse yaram derin
İlacım sen, kaderim sen dermanım sensin.
Olmuyor bir tanem olmuyor
Sensiz bu beden can bulmuyor.
Hani, kursun yersin can çekişirsin,
Bir an evvel acılar bitsin istersin,
Ağır yaralı, umut ışığı beklersin,
Tek kursun da kalbe istersin ya!...
Hani, dalından koparılmış bir gül,
Acı çekerek solar, kurumaya baslar,
Bir damla su ister, hayat ister, can ister ya!...
Gel birtanem, ya gönlümün bahçıvanı ol,
Ya da kanıma susamış azrailim.
İncinen yüreğinle, beddualarınla
Taş duvarlara vursan da gel.
Sözlerin kursun yarası,
Gözyaşın su damlası.
Gel bir tanem, acı çekmekten yoruldum...
Gel, ya bir damla su ver bu güle
Ya da...
Hedefi şaşırma, Tek kurşun yeter bu garibe.
Süheyla KURNAZ
Esgiden
Guru fasulyeyle yanında turşu
Unuttun mu gardaş bunları yerdih.
Gormezdi avratlar bir kere çarşı
Bi lohma bulunca çoh şukur derdih.
Gurbanda senede bi et gorürdüh
Çoğunu da fahırlara verirdih
Dürümün içine pendir koruduh
Buna da yarabbi şukur deridih
Bozaşı bulunca eyce doyardıh
Suvanı da goz yaşıyla soyardıh
Pendir basıp kuplere de koyardıh
Seneye de Allah kerim deridih
A pahlayı bir gün önce haşlardıh
Pilava da sohumunan başlardıh
Ne hayallar gurup neler düşlerdih
Gar üstünde yalın ayah yörüdüh.
Gaz lambasıyınan kitap ohuduh
Sevgileri ilmih ilmih dohuduh
İncelerde horantacah çohuduh
Neler oldu çoh ayahlar sürüdüh
Yazan: Sabit İNCE
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-05-15 00:00:00Unuttun mu gardaş bunları yerdih.
Gormezdi avratlar bir kere çarşı
Bi lohma bulunca çoh şukur derdih.
Gurbanda senede bi et gorürdüh
Çoğunu da fahırlara verirdih
Dürümün içine pendir koruduh
Buna da yarabbi şukur deridih
Bozaşı bulunca eyce doyardıh
Suvanı da goz yaşıyla soyardıh
Pendir basıp kuplere de koyardıh
Seneye de Allah kerim deridih
A pahlayı bir gün önce haşlardıh
Pilava da sohumunan başlardıh
Ne hayallar gurup neler düşlerdih
Gar üstünde yalın ayah yörüdüh.
Gaz lambasıyınan kitap ohuduh
Sevgileri ilmih ilmih dohuduh
İncelerde horantacah çohuduh
Neler oldu çoh ayahlar sürüdüh
Yazan: Sabit İNCE
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Umutsuz Sevdam
Coşkun sulara kapılıp giden,
Yakalayamadığım Sevdam!...
Bir umut, sıcak bir kucak
Bir nefes kadar yakınsın bana.
Semanın en ücra yıldızı kadar da uzak.
Ümitlerim beyhude olsa da
Sevdam yangın yeri, kor ateşlerde.
Damarlarım çekiliyor o sonsuz bakışınla
Gözlerin ele verecek sevdamızı
O gözler ki,
Baktıkça çaresiz ve derin bakıyor...
Farkında mısın?
Ne kadar korkuyoruz ve titriyoruz?
Yüreğimizdeki ses cesaret edip,
Seviyorum diye haykıramıyor sevdamızı...
Yasak aşkımızda ufkun sonsuzluğu
Kavuşamamanın acıları yatıyor.
Yıkılmış, viran olmuş nacar gönlüm
Yürek sancısını,
Ancak yıldızlarla paylaşabiliyor.
Açtım ellerimi yaradana,
Güneşin ilk ışıkları sadeliğinde,
Yağmur damlası duruluğunda,
Kar tanesi özgürlüğünde
Sevdamız olsun istedim...
Ne çare Gülüm? ,
Bir türlü uzanamadığım ay kadar uzak,
Ecelim kadar yakınsın bana
Sen yeter ki yakınımda ol gülüm
Yasak aşkımızla, böylede mutluyum...
Süheyla KURNAZ
2005-05-05 00:00:00Yakalayamadığım Sevdam!...
Bir umut, sıcak bir kucak
Bir nefes kadar yakınsın bana.
Semanın en ücra yıldızı kadar da uzak.
Ümitlerim beyhude olsa da
Sevdam yangın yeri, kor ateşlerde.
Damarlarım çekiliyor o sonsuz bakışınla
Gözlerin ele verecek sevdamızı
O gözler ki,
Baktıkça çaresiz ve derin bakıyor...
Farkında mısın?
Ne kadar korkuyoruz ve titriyoruz?
Yüreğimizdeki ses cesaret edip,
Seviyorum diye haykıramıyor sevdamızı...
Yasak aşkımızda ufkun sonsuzluğu
Kavuşamamanın acıları yatıyor.
Yıkılmış, viran olmuş nacar gönlüm
Yürek sancısını,
Ancak yıldızlarla paylaşabiliyor.
Açtım ellerimi yaradana,
Güneşin ilk ışıkları sadeliğinde,
Yağmur damlası duruluğunda,
Kar tanesi özgürlüğünde
Sevdamız olsun istedim...
Ne çare Gülüm? ,
Bir türlü uzanamadığım ay kadar uzak,
Ecelim kadar yakınsın bana
Sen yeter ki yakınımda ol gülüm
Yasak aşkımızla, böylede mutluyum...
Süheyla KURNAZ
Baba
Sen gittin ya, bu dünya batmadı öylece duruyor, BABA
Birazcık daha kirlendi, ama, genelde durmadı, dönüyor. BABA
Namussuzlar öldü ya yerine yenileri doğdu büyüdü
Atasını, dedesini aratmıyor onları bile solladı. BABA
Eskiden, insanlar, cezasını öbür dünyada çekiyorlardı
Ama şimdi TANRI'nın bile sabrı kalmamış herhalde
Onların cezasını bu dünyada veriyor
BABA
Onlar aptal mı, anlamıyor, kör mü oldu görmüyor
Sağır mı oldu, duymuyor
Gene de bildiğinden şaşmıyor BABA
Doğruluk, dürüstlük, soydan gelirmiş
Ne olurdu genlerime azıcık
Hile hurda katsaydın ya be BABA
Bu dünyada doğruluk para etmiyor
Zenginin ise gözü doymuyor ver ver yetmiyor
Garibin bu dünyada çilesi hiç bitmiyor.
Haram yemeyene kocaman bir APTAL; APTAL diyorlar BABA
Yazan: Münevver ŞENOL
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-05-03 00:00:00Birazcık daha kirlendi, ama, genelde durmadı, dönüyor. BABA
Namussuzlar öldü ya yerine yenileri doğdu büyüdü
Atasını, dedesini aratmıyor onları bile solladı. BABA
Eskiden, insanlar, cezasını öbür dünyada çekiyorlardı
Ama şimdi TANRI'nın bile sabrı kalmamış herhalde
Onların cezasını bu dünyada veriyor
BABA
Onlar aptal mı, anlamıyor, kör mü oldu görmüyor
Sağır mı oldu, duymuyor
Gene de bildiğinden şaşmıyor BABA
Doğruluk, dürüstlük, soydan gelirmiş
Ne olurdu genlerime azıcık
Hile hurda katsaydın ya be BABA
Bu dünyada doğruluk para etmiyor
Zenginin ise gözü doymuyor ver ver yetmiyor
Garibin bu dünyada çilesi hiç bitmiyor.
Haram yemeyene kocaman bir APTAL; APTAL diyorlar BABA
Yazan: Münevver ŞENOL
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Gelirsin Diye
Ömür boyu usanmadım bekledim,
Belki bir gün çıkar gelirsin diye.
Yıllarımı verdim, yıllar ekledim,
Belki bir gün çıkar gelirsin diye.
Gençliğimi, şu ömrümü bitirdim,
Tam buldum sanmıştım geri yitirdim.
Sana Erciyesden karlar getirdim,
Belki bir gün çıkar gelirsin diye.
Biliyorum sen de yanarsın öyle,
Kavlimiz mi buydu, kader mi böyle,
Allahın aşkına bir kelam eyle,
Beklerim hep çıkar gelirsin diye.
Gönül sarayımda tek sultan sensin,
Gel ki, kanlı akan şelalem dinsin.
Gelki mutluluktan cihan şenlensin,
Alem gözler çıkar gelirsin diye..
Sırat İnce midir gönül bendimden,
Neyim varsa verdim sana kendimden,
Söz etmem sen varken, kendi kendimden,
Aşk çıramı yakar gelirsin diye
Yazan: Sabit İNCE
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-04-25 00:00:00Belki bir gün çıkar gelirsin diye.
Yıllarımı verdim, yıllar ekledim,
Belki bir gün çıkar gelirsin diye.
Gençliğimi, şu ömrümü bitirdim,
Tam buldum sanmıştım geri yitirdim.
Sana Erciyesden karlar getirdim,
Belki bir gün çıkar gelirsin diye.
Biliyorum sen de yanarsın öyle,
Kavlimiz mi buydu, kader mi böyle,
Allahın aşkına bir kelam eyle,
Beklerim hep çıkar gelirsin diye.
Gönül sarayımda tek sultan sensin,
Gel ki, kanlı akan şelalem dinsin.
Gelki mutluluktan cihan şenlensin,
Alem gözler çıkar gelirsin diye..
Sırat İnce midir gönül bendimden,
Neyim varsa verdim sana kendimden,
Söz etmem sen varken, kendi kendimden,
Aşk çıramı yakar gelirsin diye
Yazan: Sabit İNCE
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Gecenin Gülü
Gecenin koynuna asılmış bakışlarım taş yosunlarına çarpmakta
gece tüm gizemiyle çökmüştü yine omuzlarıma
arıyordu bir gülü sessiz sedasız açan bir gülü
yine suskusuna teslim olmuştu
avazı çıktığı kadar sükutu basıyordu bağrına
oysa gece ışıl ışıl parlıyordu yüreğinde
komşu neredesin,
karşımda iken bile ulaşılamayan menzilde
yanı başımda sesi sesimde titrerken,
kor düşmüş mesafelerimin önünde
ağıt yakmak sadece yüreğine ait bir sevda türküsüydü
geceler lale, geceler güldü
geceyi bölen koskoca bir sükutun, iki yanına düşmüş iki damla gözyaşı
komşuluğuna razı iki damla yaş,
çorak toprakları bile yeşertecek sevecenlikte
gülüm sen dalında güzelsin sen dalında ıtırını dağıtırsın aleme
kokunla sarmaş dolaş olmuş geceler
sabah dallarında sevinirken kelebekler
seher rüzgarları uçuşturur kokunu, tüm sevdalıların göz bebeklerine
akşamları iple çeker kardelenler
ayaza kesmiş kış akşamlarından bahara müjde verircesine
yakın mı bahar, yoksa siz mi tez döndünüz göçmen kuşlar
bu yalancı bahar sizi demi aldattı
daha demince, daha demince, kır çiçekleri gibi düşüyordu kar
ruhumu acıtan işte o susmalarındı yar
bin bir kelimeyle süslü susmalarında, güvercinler kanat çırparken
devrik cümleler telaşında gözlerimden gece akıyordu,
gece gözlerine
saçlarında ağartıyordum sabahları,
güneş her zamankinden daha parlak doğuyordu üzerime
pencereme konan bülbül seni şakıyordu
sense her zaman ki gibi gizlice bakıyordun
penceren yarı açık
ey gecenin gülü esrarın sende kalsın
gizlice bakan gözlerin bende
komşuluk hatırına kapama pencereni
iklimler aşıp geldim komşuluğuna can atarak
yıldızlardan bir demet yapıp saçlarına serpiştirdim
geceler nurunu kıskanıp kapında sabahladılar
Yazan: Turhan TOY
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-04-21 00:00:00gece tüm gizemiyle çökmüştü yine omuzlarıma
arıyordu bir gülü sessiz sedasız açan bir gülü
yine suskusuna teslim olmuştu
avazı çıktığı kadar sükutu basıyordu bağrına
oysa gece ışıl ışıl parlıyordu yüreğinde
komşu neredesin,
karşımda iken bile ulaşılamayan menzilde
yanı başımda sesi sesimde titrerken,
kor düşmüş mesafelerimin önünde
ağıt yakmak sadece yüreğine ait bir sevda türküsüydü
geceler lale, geceler güldü
geceyi bölen koskoca bir sükutun, iki yanına düşmüş iki damla gözyaşı
komşuluğuna razı iki damla yaş,
çorak toprakları bile yeşertecek sevecenlikte
gülüm sen dalında güzelsin sen dalında ıtırını dağıtırsın aleme
kokunla sarmaş dolaş olmuş geceler
sabah dallarında sevinirken kelebekler
seher rüzgarları uçuşturur kokunu, tüm sevdalıların göz bebeklerine
akşamları iple çeker kardelenler
ayaza kesmiş kış akşamlarından bahara müjde verircesine
yakın mı bahar, yoksa siz mi tez döndünüz göçmen kuşlar
bu yalancı bahar sizi demi aldattı
daha demince, daha demince, kır çiçekleri gibi düşüyordu kar
ruhumu acıtan işte o susmalarındı yar
bin bir kelimeyle süslü susmalarında, güvercinler kanat çırparken
devrik cümleler telaşında gözlerimden gece akıyordu,
gece gözlerine
saçlarında ağartıyordum sabahları,
güneş her zamankinden daha parlak doğuyordu üzerime
pencereme konan bülbül seni şakıyordu
sense her zaman ki gibi gizlice bakıyordun
penceren yarı açık
ey gecenin gülü esrarın sende kalsın
gizlice bakan gözlerin bende
komşuluk hatırına kapama pencereni
iklimler aşıp geldim komşuluğuna can atarak
yıldızlardan bir demet yapıp saçlarına serpiştirdim
geceler nurunu kıskanıp kapında sabahladılar
Yazan: Turhan TOY
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Be İnsanoğlu
Sanmaki hep böyle kalacaksin,
istedigine her daim sahip olacaksin,
yol kısıtlı vaktinde varacaksin
incitme kendini haldan anlayacaksin..
Mantikli düsün karalama kimseyi,
yapabiliyorsan birakma elinden gelenleri,
kolaysa senin için yaratmak felsefeyi
hiçe sayma bari sarfedilen emegi..
Kendini bir sey sanma herkes dokuz aylik,
kiskanma!! acizliktir vede zayiflik.
Hos görülü ol, zaman hesaplik
dönme dolap gibi, hersey bir anlik..
Dünya fanidir kimseye kalmaz,
herkes geriye iz birakamaz,
ömür kendini askiya almaz,
güzelliktir aslolan aksi sorulmaz..
Sevgili'yem yasarim deli divane,
bas eymedim kimseye ve de düzene,
Haddimi bilirim,Inanmisim kavgama
söylerim sözümü özünü bilmeyene..
Yazan: Sevgili Özbek
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-04-18 00:00:00istedigine her daim sahip olacaksin,
yol kısıtlı vaktinde varacaksin
incitme kendini haldan anlayacaksin..
Mantikli düsün karalama kimseyi,
yapabiliyorsan birakma elinden gelenleri,
kolaysa senin için yaratmak felsefeyi
hiçe sayma bari sarfedilen emegi..
Kendini bir sey sanma herkes dokuz aylik,
kiskanma!! acizliktir vede zayiflik.
Hos görülü ol, zaman hesaplik
dönme dolap gibi, hersey bir anlik..
Dünya fanidir kimseye kalmaz,
herkes geriye iz birakamaz,
ömür kendini askiya almaz,
güzelliktir aslolan aksi sorulmaz..
Sevgili'yem yasarim deli divane,
bas eymedim kimseye ve de düzene,
Haddimi bilirim,Inanmisim kavgama
söylerim sözümü özünü bilmeyene..
Yazan: Sevgili Özbek
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Beter Ol Sanal Dünya
Beter ol sanal dünya!
Zehir gibi girdin hücrelerimize,
Panzehirin yok.
Virüs saldın beyinlerimize,
Anti virüs programın yok.
Elimizi verdik, koldan olduk.
Sayende bin bir çeşit insan gördük...
Chat programları ful safhada,
Sabah akşam her çeşit insan dolu...
Kimi monitör arkasında,
Aslan kesilmiş küfür dolu
Kimi kamera arkasında,
Ar namus yok, kurmuş aşk okulu.
Kimi yalın dostluk kurmuş,
Yalan, riya menfaat kolu.
Kimi aşklar var, ihanet ve iftira sonu.
Eh! istisnasız olmaz
Arada bir kaç insan sevgi dolu,
Bu sevginin de nesli tükenecek eni sonu
Kimi kaldı, kimi gitti listeden
Kalan sevgi ve dostluk adına kaldı.
Giden, aradığı aşkı bulamadı kaçtı.
Kimi yaşça büyük ama,''bana abi deme'der,
Kimi sanki gelinlik kız, yaşını gizler.
Eee... vardır bunun arkasında başka hisler
Kimi yalan aşklarını, kopya yapar aleni,
Kimi dedikodu yapar geleni gideni.
Hele birde dost deyip de düşman olanlar, deme gitsin
Yağ bağlamış göbecikler, esir olmuş beyincikler
Elif kocasını unuttu, sanal aşk derdinde,
Yusuf hatunu unuttu, sanal kaçamak peşinde,
Gözün kör olmaya hatçeee
Sende oyun derdine, ocakta yemeği mi unuttun kız? ..
Hele bir de o
İnternet cafelerdeki körpecikler yok mu?
Defteri kalemi atıp, okulu unuttu.
Vah! halimize vah içler acısı.
Öyle esir ettin ki bizi
Konuyu komşuyu, eşi dostu ve hatta çocuğu unuttuk
Git be lanet fare, çık şu beynimden
Kemirme yeter artık
Her şeyimi aldın benden.
Bitmedi mi?
Daha ne kaldı alacağın?
Kuru bir canım kaldı.
Simdi gözün onda mı?
Süheyla KURNAZ
2005-04-10 00:00:00Zehir gibi girdin hücrelerimize,
Panzehirin yok.
Virüs saldın beyinlerimize,
Anti virüs programın yok.
Elimizi verdik, koldan olduk.
Sayende bin bir çeşit insan gördük...
Chat programları ful safhada,
Sabah akşam her çeşit insan dolu...
Kimi monitör arkasında,
Aslan kesilmiş küfür dolu
Kimi kamera arkasında,
Ar namus yok, kurmuş aşk okulu.
Kimi yalın dostluk kurmuş,
Yalan, riya menfaat kolu.
Kimi aşklar var, ihanet ve iftira sonu.
Eh! istisnasız olmaz
Arada bir kaç insan sevgi dolu,
Bu sevginin de nesli tükenecek eni sonu
Kimi kaldı, kimi gitti listeden
Kalan sevgi ve dostluk adına kaldı.
Giden, aradığı aşkı bulamadı kaçtı.
Kimi yaşça büyük ama,''bana abi deme'der,
Kimi sanki gelinlik kız, yaşını gizler.
Eee... vardır bunun arkasında başka hisler
Kimi yalan aşklarını, kopya yapar aleni,
Kimi dedikodu yapar geleni gideni.
Hele birde dost deyip de düşman olanlar, deme gitsin
Yağ bağlamış göbecikler, esir olmuş beyincikler
Elif kocasını unuttu, sanal aşk derdinde,
Yusuf hatunu unuttu, sanal kaçamak peşinde,
Gözün kör olmaya hatçeee
Sende oyun derdine, ocakta yemeği mi unuttun kız? ..
Hele bir de o
İnternet cafelerdeki körpecikler yok mu?
Defteri kalemi atıp, okulu unuttu.
Vah! halimize vah içler acısı.
Öyle esir ettin ki bizi
Konuyu komşuyu, eşi dostu ve hatta çocuğu unuttuk
Git be lanet fare, çık şu beynimden
Kemirme yeter artık
Her şeyimi aldın benden.
Bitmedi mi?
Daha ne kaldı alacağın?
Kuru bir canım kaldı.
Simdi gözün onda mı?
Süheyla KURNAZ
Pişmanlık Cehennemi
Biliyorum kalbini bu kez çok fena kırdım
Gitti bir daha geri döner mi bilmiyorum
Bu aşkı bitirmekle büyük günaha girdim
Yeniden barışmayı dener mi bilmiyorum
Hiç aklıma gelmezdi bu aşka kıyacağım
Bir anlık öfke ile şeytana uyacağım
Bu vicdan azabıyla nasıl yaşayacağım
Bu ayrılık içime siner mi bilmiyorum
Fırtına koparmakta benim üstüme yoktur
Eğer kafam bozuksa bir bardak suda çoktur
Her hareketim sinir her sözüm birer oktur
Kırılan gururunu yener mi bilmiyorum
Birazcık kulak verse kalbinden gelen sese
Yine eskisi gibi yüzüme gülümsese
Bu aşkın şarabıdır kana kana iç dese
Kalbimdeki sancılar diner mi bilmiyorum
Yüreğine düşmesin nefretin bir dirhemi
Hangi tabibe gitsen bulamazsın merhemi
İçine düştüğüm bu pişmanlık cehennemi
Zamanla küllenerek söner mi bilmiyorum
Yazan: İbrahim YAVUZ
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-04-02 00:00:00Gitti bir daha geri döner mi bilmiyorum
Bu aşkı bitirmekle büyük günaha girdim
Yeniden barışmayı dener mi bilmiyorum
Hiç aklıma gelmezdi bu aşka kıyacağım
Bir anlık öfke ile şeytana uyacağım
Bu vicdan azabıyla nasıl yaşayacağım
Bu ayrılık içime siner mi bilmiyorum
Fırtına koparmakta benim üstüme yoktur
Eğer kafam bozuksa bir bardak suda çoktur
Her hareketim sinir her sözüm birer oktur
Kırılan gururunu yener mi bilmiyorum
Birazcık kulak verse kalbinden gelen sese
Yine eskisi gibi yüzüme gülümsese
Bu aşkın şarabıdır kana kana iç dese
Kalbimdeki sancılar diner mi bilmiyorum
Yüreğine düşmesin nefretin bir dirhemi
Hangi tabibe gitsen bulamazsın merhemi
İçine düştüğüm bu pişmanlık cehennemi
Zamanla küllenerek söner mi bilmiyorum
Yazan: İbrahim YAVUZ
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Yalvarırım Geri Dön
Boşuna mıydı yoksa sana verdiğim değer
Kırdımsa affet beni bundan sonra artık son
Yüreğinde azıcık merhamet varsa eğer
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Delice seviyordun söyle ne çabuk bıktın
Bir fırtına gibiydin kapıyı vurup çıktın
Dağları kayaları sanki başıma yıktın
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Seni unutmak için bu gece erken yattım
Sancımı keser diye ağrı kesici attım
Ateşim kırkı geçti ter ırmağına battım
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Yüreğimde sancı var kafamda uğuldama
Sanki cinler periler doluşmuşlar odama
Aşsız ekmeksiz susuz inan yaşarım ama
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Beni böyle suçlayıp bahane öne sürme
Hayallerimi yıkıp umudumu söndürme
Bu şehri benim için cehenneme döndürme
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön.
Yazan: İbrahim YAVUZ
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
2005-03-28 00:00:00Kırdımsa affet beni bundan sonra artık son
Yüreğinde azıcık merhamet varsa eğer
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Delice seviyordun söyle ne çabuk bıktın
Bir fırtına gibiydin kapıyı vurup çıktın
Dağları kayaları sanki başıma yıktın
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Seni unutmak için bu gece erken yattım
Sancımı keser diye ağrı kesici attım
Ateşim kırkı geçti ter ırmağına battım
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Yüreğimde sancı var kafamda uğuldama
Sanki cinler periler doluşmuşlar odama
Aşsız ekmeksiz susuz inan yaşarım ama
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön
Beni böyle suçlayıp bahane öne sürme
Hayallerimi yıkıp umudumu söndürme
Bu şehri benim için cehenneme döndürme
Sensiz yapamıyorum yalvarırım geri dön.
Yazan: İbrahim YAVUZ
Seslendiren: Süheyla KURNAZ
Can Oğlum
Resmini bağrıma bastım oğlum
Dağlardaki karlara seni sordum.
Denizlerdeki tüm balıklara,
Yollardaki minik karıncalara,
Havada uçan kuşlara seni sordum.
Duvarlardaki afişlere,
Tren istasyonlarına,
Otobüs duraklarına,
Seni sordum oğlum.
Yüreğim yanıyor, gözlerimden kan damlıyor.
Aç mısın açıkta mısın,
Hangi köşe bucaktasın,
Hangi yaban ellerdesin oğlum? ...
Güneşe sordum seni, gördü mü diye
Ay’a yalvardım, sana ışık olsun diye
Rüzgarlara göğsümü gerdim, kokunu getirsin diye
Dağlara haykırdım, karşılık versin sesin duyayım diye
Tanrıya yalvardım, kol kanat gersin diye
Adaklar adadım, gelirsin diye...
Buram buram kokun gelir uzaklardan,
İçim kan ağlar, yüreğim sızlar.
Bu acıya hangi yürek dayanır
Hangi dost teselli olur.
Gözüm yollarda kulağım kapıda
Gel artık dön yuvana
Neredesin can oğlum
Yeter artık dön yuvana
Dön can oğlum dön...
Süheyla KURNAZ
2005-03-15 00:00:00Dağlardaki karlara seni sordum.
Denizlerdeki tüm balıklara,
Yollardaki minik karıncalara,
Havada uçan kuşlara seni sordum.
Duvarlardaki afişlere,
Tren istasyonlarına,
Otobüs duraklarına,
Seni sordum oğlum.
Yüreğim yanıyor, gözlerimden kan damlıyor.
Aç mısın açıkta mısın,
Hangi köşe bucaktasın,
Hangi yaban ellerdesin oğlum? ...
Güneşe sordum seni, gördü mü diye
Ay’a yalvardım, sana ışık olsun diye
Rüzgarlara göğsümü gerdim, kokunu getirsin diye
Dağlara haykırdım, karşılık versin sesin duyayım diye
Tanrıya yalvardım, kol kanat gersin diye
Adaklar adadım, gelirsin diye...
Buram buram kokun gelir uzaklardan,
İçim kan ağlar, yüreğim sızlar.
Bu acıya hangi yürek dayanır
Hangi dost teselli olur.
Gözüm yollarda kulağım kapıda
Gel artık dön yuvana
Neredesin can oğlum
Yeter artık dön yuvana
Dön can oğlum dön...
Süheyla KURNAZ
Çınar Ağacı
Dalında kuşların nağme yaktığı,
Bülbülün hicaz beste yaptığı,
Serenatlara ev sahipliği yapan
Köyümün soylu, ulu çınar ağacı!
Kol kanat attın göklere uzandın.
Güneşin kavuran sıcağında
Gölgenle canlara can kattın.
Dalına konan kuşa, kucak açtın
Baharımı, kışımı, yazımı. güzümü
Seninle yaşadım seninle büyüdüm...
Evden uçtum yuva kurdum.
Kendimi sana benzetiyordum.
Benimde kolum kanadım, eşim
Benimde iki yavrum, filizim
Ve benimde bir yuvam vardı.
Bir sabah, bülbülün figanı eşliğinde
Kuşlar matem tutmuş
Güneş doğmayı unutmuş
Saatler tıklamayı
Acı feryat içinde isyan eden bülbül
Kanatlanıp uçmayı unutmuş
İnsanoğlu da kalleş hızarı ile
Başarısına alkış tutmuş
Dar ağacına koyup başını ezmişler,
Yılın makinesiyle cereyan vermişler,
Ayağının bağını kesip yere sermişler,
Teknoloji teline teslim etmisler.
Bülbüle konacak dal bırakmamışlar,
Kolunu kanadını kırmışlar,
Hiç mi hiç, ama hiç acımamışlar.
Sen rahat uyu çınar ağacım,
Bu can bedende oldukça,
Daha nice torunların yeşerecek,
Daha nice torunlarımız birlikte büyüyecek...
Süheyla KURNAZ
2005-02-28 00:00:00Bülbülün hicaz beste yaptığı,
Serenatlara ev sahipliği yapan
Köyümün soylu, ulu çınar ağacı!
Kol kanat attın göklere uzandın.
Güneşin kavuran sıcağında
Gölgenle canlara can kattın.
Dalına konan kuşa, kucak açtın
Baharımı, kışımı, yazımı. güzümü
Seninle yaşadım seninle büyüdüm...
Evden uçtum yuva kurdum.
Kendimi sana benzetiyordum.
Benimde kolum kanadım, eşim
Benimde iki yavrum, filizim
Ve benimde bir yuvam vardı.
Bir sabah, bülbülün figanı eşliğinde
Kuşlar matem tutmuş
Güneş doğmayı unutmuş
Saatler tıklamayı
Acı feryat içinde isyan eden bülbül
Kanatlanıp uçmayı unutmuş
İnsanoğlu da kalleş hızarı ile
Başarısına alkış tutmuş
Dar ağacına koyup başını ezmişler,
Yılın makinesiyle cereyan vermişler,
Ayağının bağını kesip yere sermişler,
Teknoloji teline teslim etmisler.
Bülbüle konacak dal bırakmamışlar,
Kolunu kanadını kırmışlar,
Hiç mi hiç, ama hiç acımamışlar.
Sen rahat uyu çınar ağacım,
Bu can bedende oldukça,
Daha nice torunların yeşerecek,
Daha nice torunlarımız birlikte büyüyecek...
Süheyla KURNAZ
Haram Olsun
Gül yüzüne doyamadım
Ateş olup yakamadım
Senden murad alamadım
Hakkım varsa helal etmem
Hasret koyma yüreğime
Kan doldurma gözlerime
Mani olma sözlerime
Hakkım varsa helal etmem
Engel koydun sen aşkıma
Ak düşürdün saçlarıma
Koyma beni bir başıma
Hakkım varsa helal etmem
Sen Bağrımda açtın yara
Bulamadım derde deva
Neden cefa verdin bana
Hakkım varsa helal etmem
Sevdim seni deli gibi
Yaktın beni çıra gibi
Sende yanan benim gibi
Hakkım haram olsun sana
Süheyla KURNAZ
2005-02-18 00:00:00Ateş olup yakamadım
Senden murad alamadım
Hakkım varsa helal etmem
Hasret koyma yüreğime
Kan doldurma gözlerime
Mani olma sözlerime
Hakkım varsa helal etmem
Engel koydun sen aşkıma
Ak düşürdün saçlarıma
Koyma beni bir başıma
Hakkım varsa helal etmem
Sen Bağrımda açtın yara
Bulamadım derde deva
Neden cefa verdin bana
Hakkım varsa helal etmem
Sevdim seni deli gibi
Yaktın beni çıra gibi
Sende yanan benim gibi
Hakkım haram olsun sana
Süheyla KURNAZ
Aşk Dedikleri
Annem!...
İçimde yeni bir duygu, yeni bir heyecan
Öyle ki, minik yüreğim coşuyor...
Kalbim, göğüs kafesime kırbaçlar indiyor.
İçimdeki çırpınışlar ayaklarımı yerden kesiyor
Ruhum bir kelebek kadar hafif...
Gözlerimin derinliğinde yıldızlar küreselleşti.
Bak!...
Bak ışıl ışıl parlıyor
Hücrelerim hızla çalışıyor,
Ellerim titriyor annem.
Bedenimi saran hırçın alev
Beni ona götürüyor.
Bu nasıl bir duygu annem.?
Nasıl bir duygu ki,
Gözlerimi kör, kulağımı sağır,
Yüreğimi yakıp kor ediyor?
Yüreğim avuçlarımda,
Ellerim dayanmıyor sıcağına.
Bu nasıl bir duygudur ki,
Düşlerim onunla, hayallerim onunla...
Bütün parfümlere onun kokusu
Bütün çiçeklere onun rengi sinmiş.
Aynalardan hep bana bakıyor...
Adını sen koy annem
Sence bu bir ceza mı, yoksa sevda mı?
Yoksa, yoksa aşk dedikleri bu mu annem?
Aşk bu mu anne,
Bu mu.?
Süheyla KURNAZ
2005-02-15 00:00:00İçimde yeni bir duygu, yeni bir heyecan
Öyle ki, minik yüreğim coşuyor...
Kalbim, göğüs kafesime kırbaçlar indiyor.
İçimdeki çırpınışlar ayaklarımı yerden kesiyor
Ruhum bir kelebek kadar hafif...
Gözlerimin derinliğinde yıldızlar küreselleşti.
Bak!...
Bak ışıl ışıl parlıyor
Hücrelerim hızla çalışıyor,
Ellerim titriyor annem.
Bedenimi saran hırçın alev
Beni ona götürüyor.
Bu nasıl bir duygu annem.?
Nasıl bir duygu ki,
Gözlerimi kör, kulağımı sağır,
Yüreğimi yakıp kor ediyor?
Yüreğim avuçlarımda,
Ellerim dayanmıyor sıcağına.
Bu nasıl bir duygudur ki,
Düşlerim onunla, hayallerim onunla...
Bütün parfümlere onun kokusu
Bütün çiçeklere onun rengi sinmiş.
Aynalardan hep bana bakıyor...
Adını sen koy annem
Sence bu bir ceza mı, yoksa sevda mı?
Yoksa, yoksa aşk dedikleri bu mu annem?
Aşk bu mu anne,
Bu mu.?
Süheyla KURNAZ
O Yaz
Akdeniz sahillerinde şarkımızın adi O YAZ
Minik yüreklerimizin ritmik melodisi ile
Askımızın sesini yüce dağlara haykırdık.
Sözümüz vardı
Askımız ebedi kalacak,
Mutlu olacaktık.
Nerede o verdiğin sözler, gülen gözler
Nerede o koca mert yürek nerede?
Her köşe bucak
Hatıralarınla dolu
Otobüs duraklarında sen varsın
Şarkılarda sen anılarda sen
Yollar yorgun
Şarkımız durgun.
Askımıza gökyüzü matem tutmuş
Yağmur yüklü bulutlar ağlıyor
Güneş bir başka doğuyor
Yüce dağlar sessiz
El ele dolaştığımız aşk şarkıları söylediğimiz
Akdeniz ağlıyor
Kuşlar ağıtlar yakıyor
Martılar denize küsmüş
Ay mehtabı unutmuş
Çiçekler güneşe küsmüş
Arı çiçeğe
Bense hayata bir tanem
Yüreğim kan ağlar
Kalbim aşk için atar
Gül dalından kopunca
Güle can gelir mi?
Kanatları kırılan,vurulan kuş
Yuvaya döner mi?
İncinen yüreğim kırılan gururum
Yeniden sever mi?
Kırık bir aşk ateşi ile çarpan kalbimi
Bir gün bir garbin avuçlarında görünce
Unutma sevgilim unutma buda senin eserindir.
Süheyla KURNAZ
2005-02-15 00:00:00Minik yüreklerimizin ritmik melodisi ile
Askımızın sesini yüce dağlara haykırdık.
Sözümüz vardı
Askımız ebedi kalacak,
Mutlu olacaktık.
Nerede o verdiğin sözler, gülen gözler
Nerede o koca mert yürek nerede?
Her köşe bucak
Hatıralarınla dolu
Otobüs duraklarında sen varsın
Şarkılarda sen anılarda sen
Yollar yorgun
Şarkımız durgun.
Askımıza gökyüzü matem tutmuş
Yağmur yüklü bulutlar ağlıyor
Güneş bir başka doğuyor
Yüce dağlar sessiz
El ele dolaştığımız aşk şarkıları söylediğimiz
Akdeniz ağlıyor
Kuşlar ağıtlar yakıyor
Martılar denize küsmüş
Ay mehtabı unutmuş
Çiçekler güneşe küsmüş
Arı çiçeğe
Bense hayata bir tanem
Yüreğim kan ağlar
Kalbim aşk için atar
Gül dalından kopunca
Güle can gelir mi?
Kanatları kırılan,vurulan kuş
Yuvaya döner mi?
İncinen yüreğim kırılan gururum
Yeniden sever mi?
Kırık bir aşk ateşi ile çarpan kalbimi
Bir gün bir garbin avuçlarında görünce
Unutma sevgilim unutma buda senin eserindir.
Süheyla KURNAZ
Kınalı Kuzum
Oy... Kınalı kuzum, gözümün çırası
Bir film, bir senaryomu bu,bir rol mü yoksa,
Ne olur yapma sakası bile kotu, üzme beni...
Ölümün soğuk nefesine, Azrail’in pençesine kapılma
Dünyamı karartma
Beni sensiz koma minik meleğim
Hadi kızım,
Hadi bir tanem,
Boncuk gözlüm aç gözlerini
Yalvarırım aç o güzel bakışlarınla
Bir bak bak annene
Buz gibi kaskatı vücudun gidişinin habercisi gibi
Boynu bükük bakışların hoşça kal der gibi
Yalvarırım kuzum dayan
Bu acıyla yüreğimi dağlama
Tut ellerimden sakin bırakma...!
Ey Allah’ım Yüce Tanrım...!
Ne olursun, kıyma yavruma
Alma onu benden alma
Minicik bir yürek, körpecik bir kuzucuk
Yüreği sevgi dolu merhamet dolu kuzumu
Neden neden almak istiyorsun benden?
Benden daha mı çok seviyorsun?
Yavrumun kokusuna, sıcaklığına, boncuk gözlerine, güzel sözlerine,
Tatlı diline doyamadım.
Alacaksan bu yuvadan bir can, al benim canimi al
Benim canimi al.
Sana yalvarıyorum yoluna kurban olduğum,
Al benim canimi al
Yeter ki kıyma kınalı kuzuma...
Oy... evimin neşesi
Odamın güneşi, yüreğimin ateşi
Tut elimden bırakma sakin.
Dayan dayan boncuk gözlüm dayan
Kurtulacaksın, az kaldı, az kaldı dayan
Bir sınav veriyoruz, bu bir donem geçişi
Her şey bitecek, mutlu günler bizi bekliyor
Aç gözlerini dayan miniğim...
Doktor doktor...!
Ocağına düştüm ne olursun bak
Bak bir su yavrucağa
Sırma saçlıma bak ne oldu.
Kollarımda titredi, boğuldu, nefes alamadı
Buz gibi oldu.
Kaskatı vücudunu hissettim, yoruldu yavrucağım
Derin bir uykuya dalmış de
Ne olursun uyanacak de
Dönecek de doktor
Cevap ver uyanacak de doktor....
Oy... kınalı kuzum
O bakışına kurban olayım sırma saçına tarak olayım
Yoluna yoldaş olayım
Mis kokulum sarıl bana
Sakin sakın bir daha bırakma
Ellerin ellerimden, gözlerin gözlerimden ayrılmasın yavrum
Ey Allah’ım
Sesimi duydun yavrumu bağışladın bana
Şükürler olsun sana Yüce Tanrım, şükürler olsun...
Süheyla KURNAZ
2005-02-14 00:00:00Bir film, bir senaryomu bu,bir rol mü yoksa,
Ne olur yapma sakası bile kotu, üzme beni...
Ölümün soğuk nefesine, Azrail’in pençesine kapılma
Dünyamı karartma
Beni sensiz koma minik meleğim
Hadi kızım,
Hadi bir tanem,
Boncuk gözlüm aç gözlerini
Yalvarırım aç o güzel bakışlarınla
Bir bak bak annene
Buz gibi kaskatı vücudun gidişinin habercisi gibi
Boynu bükük bakışların hoşça kal der gibi
Yalvarırım kuzum dayan
Bu acıyla yüreğimi dağlama
Tut ellerimden sakin bırakma...!
Ey Allah’ım Yüce Tanrım...!
Ne olursun, kıyma yavruma
Alma onu benden alma
Minicik bir yürek, körpecik bir kuzucuk
Yüreği sevgi dolu merhamet dolu kuzumu
Neden neden almak istiyorsun benden?
Benden daha mı çok seviyorsun?
Yavrumun kokusuna, sıcaklığına, boncuk gözlerine, güzel sözlerine,
Tatlı diline doyamadım.
Alacaksan bu yuvadan bir can, al benim canimi al
Benim canimi al.
Sana yalvarıyorum yoluna kurban olduğum,
Al benim canimi al
Yeter ki kıyma kınalı kuzuma...
Oy... evimin neşesi
Odamın güneşi, yüreğimin ateşi
Tut elimden bırakma sakin.
Dayan dayan boncuk gözlüm dayan
Kurtulacaksın, az kaldı, az kaldı dayan
Bir sınav veriyoruz, bu bir donem geçişi
Her şey bitecek, mutlu günler bizi bekliyor
Aç gözlerini dayan miniğim...
Doktor doktor...!
Ocağına düştüm ne olursun bak
Bak bir su yavrucağa
Sırma saçlıma bak ne oldu.
Kollarımda titredi, boğuldu, nefes alamadı
Buz gibi oldu.
Kaskatı vücudunu hissettim, yoruldu yavrucağım
Derin bir uykuya dalmış de
Ne olursun uyanacak de
Dönecek de doktor
Cevap ver uyanacak de doktor....
Oy... kınalı kuzum
O bakışına kurban olayım sırma saçına tarak olayım
Yoluna yoldaş olayım
Mis kokulum sarıl bana
Sakin sakın bir daha bırakma
Ellerin ellerimden, gözlerin gözlerimden ayrılmasın yavrum
Ey Allah’ım
Sesimi duydun yavrumu bağışladın bana
Şükürler olsun sana Yüce Tanrım, şükürler olsun...
Süheyla KURNAZ
Sultan Anam
Çilekeş anam , ne emekler çekerek
Evine, ocağına saçını süpürge ederek,
Zorluklarla beş evlat büyüttün.
Bir güzel gün görmedin anam
Yokluklarla besledin,
Izdırapla bir bir yuvadan uçurdun.
Nasıl dayandı o yüreğin nasıl anam.?
Anam çilelerle, emeklerle
Karin tokluğuna savaş verdin,
Evlatlarına katıksız kuru ekmek ıslatıp yedirdin
Dağ tas demeden çalıştın.
Yemeden yedirdiğin, içmeden içirdiğin günlerini
Boğazın düğümlenip, gözyaşlarınla anlatırken
Masal gibi dinler hayal gibi görürdüm her şeyi
Acılarını anlamak için yasamak lazımmış anam
Simdi anladım simdi...!
Ana olunca anladım.
Analığın zorluğunu,
Analık yükünün ağır olduğunu anam
Acı haber evlatlarını başına toplattı
Bir bir öpüp kokladın.
Kıyamadın bakmaya
Doyamadın koklamaya
Elveda diyerek, melül melül baktın
Bakışların yavaş yavaş soldu.
Ağlama anam
Akıttığın göz yaşına kurban olayım anam
Ver elini öpeyim
Hakkini helal et anam
Ahh... Kara toprak ahh...,
Beyaz gelinliğe sarili sultan anam geldi bak
İncitme sultan anamı
Gün görmedik anam rahat etsin
Hayat acımadı sen acı bari.
Off... Bu acıya yürek dayanmaz.
Özledim anam özledim
Saçlarımda dolasan ellerini
Üzerimde dolaşan ılık nefesini özledim
Şefkatli kollarını,
Sevgi dolu melül bakışlarını
Güven veren melek yüzünü özledim anam. Özledim
Ellerini öpmeye
Dizlerinde yatmaya
Gözlerine bakmaya ,
Az kaldı anam kavuşmaya az kaldı
Bekle beni anam bekle sultan anam
canım anam sultan anam
Süheyla KURNAZ
2005-02-14 00:00:00Evine, ocağına saçını süpürge ederek,
Zorluklarla beş evlat büyüttün.
Bir güzel gün görmedin anam
Yokluklarla besledin,
Izdırapla bir bir yuvadan uçurdun.
Nasıl dayandı o yüreğin nasıl anam.?
Anam çilelerle, emeklerle
Karin tokluğuna savaş verdin,
Evlatlarına katıksız kuru ekmek ıslatıp yedirdin
Dağ tas demeden çalıştın.
Yemeden yedirdiğin, içmeden içirdiğin günlerini
Boğazın düğümlenip, gözyaşlarınla anlatırken
Masal gibi dinler hayal gibi görürdüm her şeyi
Acılarını anlamak için yasamak lazımmış anam
Simdi anladım simdi...!
Ana olunca anladım.
Analığın zorluğunu,
Analık yükünün ağır olduğunu anam
Acı haber evlatlarını başına toplattı
Bir bir öpüp kokladın.
Kıyamadın bakmaya
Doyamadın koklamaya
Elveda diyerek, melül melül baktın
Bakışların yavaş yavaş soldu.
Ağlama anam
Akıttığın göz yaşına kurban olayım anam
Ver elini öpeyim
Hakkini helal et anam
Ahh... Kara toprak ahh...,
Beyaz gelinliğe sarili sultan anam geldi bak
İncitme sultan anamı
Gün görmedik anam rahat etsin
Hayat acımadı sen acı bari.
Off... Bu acıya yürek dayanmaz.
Özledim anam özledim
Saçlarımda dolasan ellerini
Üzerimde dolaşan ılık nefesini özledim
Şefkatli kollarını,
Sevgi dolu melül bakışlarını
Güven veren melek yüzünü özledim anam. Özledim
Ellerini öpmeye
Dizlerinde yatmaya
Gözlerine bakmaya ,
Az kaldı anam kavuşmaya az kaldı
Bekle beni anam bekle sultan anam
canım anam sultan anam
Süheyla KURNAZ
Sanal Aşk
İnternetin gülleri dikenleri
Kartanesi, papatya, menekşeleri
Ayşeleri, Mehmetleri, Hatçeleri...
Bir teknoloji ki evimizin baş köşesinde
Chat odalarında buluşmayla başlar,
Öyle bir buluşma ki sabahlara kadar sürer...
**Selam kutup yıldızı.
**Rumuzun çok güzel
**Gözlerinde rumuzun kadar, parlıyor mu acaba?
**İsmin ne kutup yıldızı? Söyle de İsminle hitap edeyim
**Hımm Ayşe
**Nereden katılıyorsun Ayşe?
**Yaşın kaç?
**İş okul?
**Evli misin bekar mısın?
**Private chat yapalım Ayşe
**Listene al beni
**Msn adresin verir misin yıldızım?
**Cam var mı?
Derken, görüşmeye devam edilir.
Ayşe Mehmeti offline görse,
Boynu bükük gözü yolda bekler.
Hatta sabahlara kadar.
Ayşe'si online olmasa,
Mehmet bunun burası durabilir mi, liste kabarık
Ayşe gelse de olur, yedekte bir iki nick var.
Hem de odalarda, avcı gibi bayan rumuzu kovalar...
Rumuzlar online
Uzun uzun selamlar, uzun uzun mucuksssslar
**Gel Ayşem özel odaya geçelim
**Ayşem özledimmm
**Cam aç bir göreyim seni
**Çok güzelsin
**Benim için özelsin
**Listemde bir sensin
**Tatlı dilin işven nazın
**Her şeyinle kalbimdesin
**Telefon numarası verir misin?
**Görüşelim Ayşe...
**Telefon aç Ayşem, sesin duyayım
**Yada, sen ver ben arayayım
**Yumuşak sesinle yanımda hissedeyim
**Kulaklarıma fısılda nefesin alayım
**Aşk sözlerini duyayım...
Haftalar aylar geçer,
Köşe bucak saklanmalar sürer.
İnternet aşkı bu, çabuk söner.
Gün gelir yeni bir rumuz yeni bir heyecan baslar.
Ayşe listede sönük, boynu bükük kalır.
Mehmetin çapkınlığı da yanına kâr kalır.
Ayşe acılarıyla, sitemiyle gider başka odalara
O da yeni arayış, yeni heyecan peşinde
Aşk üstüne aşk
Sevda üstüne sevda
İnternet sevdası, sanal aşkı ya
Tez biten sönük aşk
Kimbilir Kaç yuva yıktı kaç can yaktı acep
Kör olası internet.
Süheyla KURNAZ
2005-02-13 00:00:00Kartanesi, papatya, menekşeleri
Ayşeleri, Mehmetleri, Hatçeleri...
Bir teknoloji ki evimizin baş köşesinde
Chat odalarında buluşmayla başlar,
Öyle bir buluşma ki sabahlara kadar sürer...
**Selam kutup yıldızı.
**Rumuzun çok güzel
**Gözlerinde rumuzun kadar, parlıyor mu acaba?
**İsmin ne kutup yıldızı? Söyle de İsminle hitap edeyim
**Hımm Ayşe
**Nereden katılıyorsun Ayşe?
**Yaşın kaç?
**İş okul?
**Evli misin bekar mısın?
**Private chat yapalım Ayşe
**Listene al beni
**Msn adresin verir misin yıldızım?
**Cam var mı?
Derken, görüşmeye devam edilir.
Ayşe Mehmeti offline görse,
Boynu bükük gözü yolda bekler.
Hatta sabahlara kadar.
Ayşe'si online olmasa,
Mehmet bunun burası durabilir mi, liste kabarık
Ayşe gelse de olur, yedekte bir iki nick var.
Hem de odalarda, avcı gibi bayan rumuzu kovalar...
Rumuzlar online
Uzun uzun selamlar, uzun uzun mucuksssslar
**Gel Ayşem özel odaya geçelim
**Ayşem özledimmm
**Cam aç bir göreyim seni
**Çok güzelsin
**Benim için özelsin
**Listemde bir sensin
**Tatlı dilin işven nazın
**Her şeyinle kalbimdesin
**Telefon numarası verir misin?
**Görüşelim Ayşe...
**Telefon aç Ayşem, sesin duyayım
**Yada, sen ver ben arayayım
**Yumuşak sesinle yanımda hissedeyim
**Kulaklarıma fısılda nefesin alayım
**Aşk sözlerini duyayım...
Haftalar aylar geçer,
Köşe bucak saklanmalar sürer.
İnternet aşkı bu, çabuk söner.
Gün gelir yeni bir rumuz yeni bir heyecan baslar.
Ayşe listede sönük, boynu bükük kalır.
Mehmetin çapkınlığı da yanına kâr kalır.
Ayşe acılarıyla, sitemiyle gider başka odalara
O da yeni arayış, yeni heyecan peşinde
Aşk üstüne aşk
Sevda üstüne sevda
İnternet sevdası, sanal aşkı ya
Tez biten sönük aşk
Kimbilir Kaç yuva yıktı kaç can yaktı acep
Kör olası internet.
Süheyla KURNAZ